1 Mayıs!

01 Mayıs 2014, Perşembe 05:00
AA

İşçinin, emekçinin, alın teri dökerek evine ekmek götüren milyonlarca insanın bayramı bugün. “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü” kutlu olsun. Keşke normal bir ortamda olsaydık, bu anlamlı gün bayram coşkusuyla kutlanabilseydi, keşke çalışanların sorunlarını daha çok konuşabilseydik. İş kazalarının nasıl önlenebileceğini tartışsaydık, çocuk işçiler, sigortasızlar ve taşeronlaşma üzerine kafa yorabilseydik. Yine olmadı. 1 Mayıs’a gerginlik ve inatlaşmayla girdik.

[[HAFTAYA]]

Bugün, özellikle Taksim’de tansiyon yüksek olacak. Hükümet “Uyarmıştık sizi” diyecek, sendikacılar ise “Burası zaten bizim” mesajı verecek. Uzlaşılabilecek bir konu daha kutuplaşmanın esiri oldu. Polis, meydanı barikatlarla kapatırken bazı sendikacılar dün televizyonda “Her yer Taksim, her yer direniş...” mesajlarını okuyordu. Ortam bu kadar gerilmişken ekrandaki işçi temsilcilerinin biraz soğukkanlı tavır takınmasını beklerdim. Hükümet de keşke katı tavrını yumuşatabilseydi. AK Parti döneminde 1 Mayıs’ın resmi bayram ilan edilmesi çok önemli; fakat neden bu mutluluğu hep birlikte yaşama iradesini gösteremiyoruz? Neden her güzel şey kesintiye uğruyor?

***

Koskoca Türkiye, 1 Mayıs- Taksim ikilemini aşamadı. Hâlbuki olgunlukla kutlanabilen Nevruz örneği var önümüzde. Son birkaç yıldır -kimsenin burnu bile kanamadanmilyonlarca insan Nevruz için toplanıyor. Süreç daha iyi yönetilebilseydi 1 Mayıs da böyle geçebilirdi. Belki hâlâ bir şans var. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile CNN Türk’te pazar günü çok ses getiren bir sohbet yaptık. Mutlu, özellikle Gezi Parkı olaylarıyla ilgili çok çarpıcı mesajlar verdi ve olayların ilk günlerinde hadisenin daha iyi yönetilebileceğine işaret etti. Kritik bir sürecin yönetiminde hatalar yapılınca istenmeyen olaylar gelişiyor. Nitekim Gezi’nin bu kadar büyüyeceğini hiç kimse kestirememişti. Vali Avni Mutlu’nun 1 Mayıs’ta polisle işçinin karşı karşıya gelmemesini samimiyetle istediğine ikna oldum, hatta kendisi söylemedi ama Ankara ile bir uzlaşma köprüsü kurmaya çalıştığını hissettim. Gezi olaylarından -sanırımherkes belli dersleri aldı. Her ne kadar siyasi söylemlere yansımasa da devletin, kan dökülmemesi için daha dikkatli bir refleks göstereceğini tahmin ediyorum. Bugün, özellikle sendikaların ve emniyet teşkilatının büyük sorumluluğu var. Eğer Taksim’de kimsenin burnu kanamadan günü geçirebilirsek tartışmaların olgunlaşacağını ve gelecek yıllar için kabul edilebilir bir sonuca varacağına inanıyorum. Bu ülkenin polisi ve işçisi, inanıyorum ki, çatışmama iradesini gösterecektir.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.