Kanla beslenen vampirler kardeşlikten nasıl söz eder?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Seçim sonrasında yeni kabine oluştu... Zorluklara, sıkıntılara rağmen Türkiye’nin kurumları çalışıyor... Hükümet programı belirlendi... Yüksek Askeri Şüra zirvesi yapıldı... TBMM Başkanlığı’na seçilen Cemil Çiçek güçlü bir inisiyatif aldı ve yemin krizi büyük oranda çözüldü... Avrupa’daki büyük sarsıntılara rağmen ekonomi iyi gidiyor... Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi... Türkiye dış politikada çok daha etkin. Latin Amerika’dan Afrika’da kadar en uzak noktalarda binaların üzerinde şantiyelerde Türk bayrağı dalgalanıyor...

[[HAFTAYA]]

Türk Hava Yolları, Avrupa’nın en büyüğü olma yolunda ilerliyor... Ama Türkiye bir türlü gerçek anlamda soluk alma fırsatı bulamıyor, rahatlayamıyor. İşte yine Diyarbakır’da korkunç ve alçakça bir terör saldırısı. “Arap Baharı” denen süreçte arabuluculuk yapan, dünyanın krizli bölgelerinde çözümün önemli bir aktörü haline gelen Türkiye’ye birileri sopa gösteriyor, “İşte böyle kolunu kanadını kırarım” mesajı vermeye çalışıyor! Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton bugün Türkiye’de olacak.

Ziyaretin ana konusu; İran, Libya ve Suriye olacaktı. Ancak PKK ile mücadele ve Kürt sorunu masada bütün ağırlığını hissettirecek. Amerika, istihbarat paylaşımı gibi konularda Türkiye’ye destek verirken orta ve uzun vadede sorunun çözümü için daha fazla demokratikleşme ve siyasi çözüm vurgusu yapıyordu. Ankara çözüm yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğu için sürecin uluslararası boyutu iyice gündemden düşmüştü. Ortadoğu’nun karıştığı bir ortamda Türkiye’de yaşananlar şimdi daha çok dikkat çekecek.

Gelelim Türkiye’nin içindeki gelişmelere: PKK’nın İmralı’daki lideri Abdullah Öcalan’ın barış için uğraştığı, hatta ev hapsine alınmasının iyi olacağı söyleniyordu. Kandil’de Türk basınına röportaj veren terör örgütü liderleri bir taraftan savaş tehditleri savururken diğer taraftan pazarlığın şartlarını sıralıyordu. “Hangi PKK’lı daha iyi?” tartışmaları devam ederken örgüt 13 can daha aldı.

Hatip Dicle mi bahane?

TBMM’deki yemin krizi, Hatip Dicle’nin vekilliğinin düşürülmesiyle farklı bir boyut kazandı. Durumu protesto eden BDP’liler, Ankara yerine Diyarbakır’da grup toplayacaklarını açıklayıp zaten fiili özerkliği ilan etmişlerdi. Dün Diyarbakır’da toplanan Demokratik Toplum Kongresi de “demokratik özerklik” ilanını resmen açıklamış oldu. Bu planın arkasında olanlar şu soruların yanıtını vermek zorundalar: Türkiye’nin her yanına yayılmış durumda bulunan Kürt kökenli vatandaşlarımız bu ülkenin etle tırnak gibi ayrılmaz bir parçasıyken Doğu ve Güneydoğu’da sınırları çizilmiş, parlamentosu ve ulusal sembolleri olan bir Kürt bölgesi nasıl yaşayacak?

Güneydoğu’ya huzur, asker kanı dökerek mi gelecek? İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer şehirlerde bu kadar yoğun Kürt nüfus varken diğer bölgelerinden ayrıcalık ve ayrılma hakkı talep eden bir Kürt bölgesi nasıl kurulacak? Kendi ifadeleriyle “Kürt halkını zulümden kurtarma” motivasyonuyla hareket edenler Türkiye’nin her yanını saran bu ateşin nasıl hesabını verecek? Kanla beslenen vampirler hangi hakla barış ve çözümden, kardeşlikten söz edecek?

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder