Milletin babası

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yoksul bir ailenin çocuğu olarak ücra bir kasabada dünyaya gelip Türkiye’nin lideri oldu. Sıradışı tarzı, söylemi, politikaları ve altına imza attığı dev kalkınma projeleriyle derin izler bıraktı.

Yakın tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden, büyük devlet adamı 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel... Önceki sabaha karşı, 91 yaşında onu kaybettik. Demirel belki 100 yılda bir gelen büyük liderler arasındaydı.

Büyük bir kalkınma hamlesi başlattı. Anadolu’da para ve kaynak sıkıntısı çekiliyordu. Sermayenin önünü açmak için gayret gösterdi. Darbelerle ve yasaklarla karşılaştı.

[[HAFTAYA]]

İnanılmaz mücadele azmi, siyaset hırsı ve zekâsıyla Türkiye’nin yıllarına damgasını vurdu. Eleştirilebilecek, hatta suçlanabilecek çok yanı olabilir. Neredeyse bir asırlık insan hayatını alıp muhasebesini yaptığınızda herkes için söylenebilecek çok şey çıkabilir. Şu anda onların üzerinde durmak istemiyorum. Tarih ve toplum zaman içinde kendi yargılarını ortaya koyacak. Doğruları ve yanlışlarıyla ilgili bilanço dökülecek.

* * *

Birkaç cümleyle kendi tanıklıklarımdan bahsetmek istiyorum: Çocukluğuma, gençliğime damgasını vuran siyasetçilerden biriydi. Günün birinde onunla karşılaşabileceğimi hayal bile etmemiştim. Siyasi kariyerinin son döneminde de olsa onu yakından tanıma fırsatı bulduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hoşgörülü, esprili, birikimli, rehber, vizyoner bir Demirel tanıdım. Müthiş hafızası vardı, nazik bir insandı. Yazılarımdan ötürü birkaç kez beni arayıp kutlamıştı. Genç bir gazeteci olarak nasıl mutlu olmuştum.



Güniz Sokak’taki konutunda POSTA Gazetesi için üç kez röportaj yapmıştım. Hayalim, CNN Türk’te de söyleşi yapabilmekti, sağlığı elvermedi.

“Dün dündür, bugün bugündür”, “Yollar yürümekle aşılmaz”, “Benzin vardı da biz mi içtik?” gibi çıkışlarıyla siyasi pragmatizmin âdeta kitabını yazan, değişen koşullara çok iyi ayak uydurabilen bir isimdi Süleyman Bey. Hayatının son günlerine kadar Güniz Sokak’taki konutu danışma mekânı gibiydi. Burası, çok uzun yıllar siyasetin -sanki- gayriresmi merkez üssüydü.

Özel doktoru ve danışmanı Aylin Cesur’da kayıtları vardır. O ev, bugüne kadar belki yüzbin kişiyi ağırlamıştır... Kısa süre önce Isparta’da kendi adını taşıyan müzenin açılışını bizzat yapabilmiş olması da önemliydi. Geride; fötr şapkasını, kütüphanesini, hatıralarını ve muazzam bir siyasi mirası bıraktı. Çok sevdiği, tutkuyla bağlı olduğu Nazmiye Hanım ile buluştu. Allah rahmet eylesin. Türkiye’nin başı sağolsun.

Yazarlarımızdan

25 Şubat 2021, Perşembe 07:01
25 Şubat 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder