Genelkurmay doğrusunu yaptı...

08 Aralık 2012, Cumartesi 05:00
AA

Kışlalarda intihar ve dayak konusu öylesine dallanıp budaklandı ki herkes senaryolar yazmaya başladı. Gerçeklerle komplo teorileri birbirine karıştı. Genelkurmay Başkanlığı bu haftaki “32. GÜN”de bir ilke imza attı ve bu konuda kendi adına konuşabilecek Prof. Albay Nahit Özmenler’in programa katılmasına izin verdi. Prof. Özmenler de yaptığı açıklamalarla Genelkurmay’ın bu konuyu ciddiyetle ele aldığını inandırıcı şekilde anlattı. Hepimizin beklediği işte bu yaklaşım. Şeffaflık ve ne denildiği tam anlaşılamayan yazılı açıklamalar yerine zamanında müdahale edip, temsilcilerini kamuoyunun önüne çıkartmak. İşte bundan dolayı Genelkurmay Başkanlığı doğruyu yaptı. Bir ilke imza attı. İnşallah devam eder.

Aman yasaklayın...

Ooooh rahat ettim. Nihayet bir kahraman çıktı da şu “Muhteşem Yüzyıl” dizisini durduracak bir yasa tasarısı hazırlamaya başladı. Gazete haberlerine bakılacak olursa, AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral kolları sıvamış. Yakında imzaya açılacakmış. İşte doğrusu da bu... Yasaklayacaksınız kardeşim. Hiçbirinin gözünün yaşına bakmayacaksın. Söz dinlemeyenlere vereceksin gazı, bindireceksin yasağı ve susturacaksın!

[[HAFTAYA]]

Oktay Saral neden harekete geçti acaba? Herhalde Başbakanına şirin görünmenin en kolay yolu olduğunu düşünmüş olacaktır. Öyle değil mi? Başbakanının lafını yere düşürmeyecek ve yerini güvenceye alacak. Ancak yanılıyor. Zira Başbakan vazgeçmiş gibi görünüyor. Nedeni de kamuoyunun “Muhteşem Yüzyıl” konusundaki eleştiriyi pek benimsememesi. Olmadı, tutmadı bu iş. Oktay Saral’a Allah kolaylıklar versin ancak girişiminin pek tutacağını sanmıyorum.

Tekfen Orkestrası 20’nci yaşında şefine veda etti...

Nihat Gökyiğit bu ülkeye çok şeyler getirmiş bir insandır ancak benim için 20 yaşına basan Tekfen Orkestrası bunların arasında en önemlisidir. Geçen hafta hem yaş günü, hem de 20 yıldır şefliğini yapan Saim Akçıl’ın veda konserindeydim. Ning Feng’in nefis keman ziyafetini ve 23 ayrı ülkeden gelen müzisyenlerden oluşan bu şahane orkestrayı dinledim. Tekfen’e her kazandığı lira helal olsun. Kazandıklarıyla bizim yaşamımızın da kalitesini arttırıyor. Nihat Bey’e de ne kadar teşekkür etsek azdır...

Van'ı hatırlıyor musunuz?

Van Depremi’nin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. Van’ı unutuverdik. Kendinize sorun. Şu anda orada ne oluyor, depremzedeler nasıl yaşıyor biliyor musunuz? Merak ederseniz Galatasaray Meydanı’nda iki gün daha sürecek bir sergi var. Depremzede çocukların objektifinden kendi hayatlarının fotoğrafları. Projeyi Anadolu Kültür, Nar Photos, Galata Fotoğrafhanesi ve Fotoğraf Vakfı yürüttü. İşin başında fotoğrafçı Özcan Yurdalan vardı. Parayı Garanti Bankası verdi. Makinaları hatırı sayılır bir indirimle Canon sağladı.

İstanbul, Diyarbakır ve Van’dan 25 gönüllü dönüşümlü olarak çocuklarla fotoğraf atölyeleri düzenledi. Bostaniçi Belediyesi ve VAKAD (Van Kadın Derneği) destek oldu. 250 çocuk bu atölyelerde depremin acılarını biraz da olsa unuttu. Sergide 213 fotoğraf var. Bir de kitap çıkarmışlar. Bence muhakkak gidip görün. Emeği geçen herkese özellikle de fotoğraflarıyla bize orada ne yaşandığını anlatan çocuklara teşekkürler.

Fuat Diriker’e onur ödülü...

Galatasaray Eğitim Vakfı’nın 1962 mezunlarına verdiği 50. yıl yemeğinde Fuat Diriker ve Dr. Ali Tanrıyar’a özel onur ödülleri verildi. Her ikisi de yıllarını GS’ye adamış ve önemli katkılarda bulunmuş isimler. Özellikle Diriker, Ankara’daki GS cemiyetini yapan kişi olarak büyük alkış aldı. Resimde soldan itibaren, Lise Müdürü Meral Mercan, Fuat Diriker, GS Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga ve Galatasaray Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç yer alıyor.

Neden kızıyoruz?

Günlerdir medyada “Bizi dünyaya rezil ettiler” lafı dönüp dolaşıyor. Konu şu; ünlü National Geographic kanalında yayınlanan “Dolandırıcılar Şehri” adlı belgesel önceki gece de İstanbul’u konu aldı... Programda, İstanbul’a gelen bir turistin başına gelebilecekler en açık şekilde ve örnekleriyle anlatılıyor. Kendini rehber diye tanıtıp kısa bir tur yaptırdıktan sonra komisyon alabilmek için anlaşması olan mağazalara götürenlerden her biri farklı fiyat ödeyip büyük bir tekne turu diye ufacık bir sandala bindirenlere, İstiklal Caddesi’nde bir payvonda 3-5 bira için 1.700 lira ödemek zorunda kalan ve itiraz edince de tehdit edilip parayı ödemek zorunda bırakılanlara, polisten yardım istemesine rağmen kendileri ile ilgilenilmeyenlere kadar her şey gözler önüne seriliyor. Kıyametler koptu...

Neden bu kadar kızdılar, anlayamadım... Yurt dışına çıktığınızda daha hava alanından çıkar çıkmaz otobüste rehberiniz tarafından “aman dikkat” diye uyarılmadınız mı? Özellikle Uzak Doğu ve Arap ülkelerinde mutlaka “pazarlık” yapmanız, Roma’da, Barselona’da, Prag’da “hırsızlara”dikkat etmeniz, Bankok’da barlara gittiğinizde “fahiş” fiyat ödeyebileceğiniz gibi konularda ikaz edilmediniz mi? Ayrıca programda gösterilenler hiç de yalan değil. Yanlışlarımız, hatalarımız yüzümüze vurulduğu zaman onları kabul edip düzeltmek için uğraşmak yerine işin kolayına kaçıyor, suçluyor ve “Bizi rezil ettiler” deyiveriyoruz. (Seyretmek isteyenler için belgesel bu akşam saat 19.00’da National Geographic’de tekrar yayınlanacak.)

Kanal D tek başına...

Yeni reyting ölçümleri birçok diziyi yerinden oynattı ancak kanal d ana Haber’in liderliği değişmedi. Şimdiye kadar zirvede kalan en istikrarlı ana haber bülteni olduğunu ispatladı.

 

Barbaros! Sevgilim

Halil Bezmen’i ilk tanıdığımda Mensucat Santral’in kalbi ve beyniydi. Açık sözlüydü. Açık sözlülüğü başına çok işler açtı. Amerika’ya taşındı. “Antika kaçakçısı” diye kovalandı, davalar açıldı. Neticede hepsi yalan çıktı. Halil mesleği bıraktı ve “yazar” olarak hayata döndü. Halil tanıdığım ciddi ve kültürlü insanlardan biridir. Bu bilgisini bütün eserlerinde gösterdi. Sonuncu kitabı olan “Barbaros! Sevgilim...” Kaptanı Derya Barbaros Hayrettin’in hayatını ele alıyor. Renkli karakterlerle dolu bir devri anlatıyor. İçinde hem tarih hem aşk hem de felsefe var. Keyifle okunacak bir kitap. (Arunas Yayıncılık, www.arunas.tc)

Sıradaki haber yükleniyor...