3 ayda evlendiniz ne güzel ettiniz!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Biz Bade İşçil’i Mahsun Kırmızıgül’ün sevgilisi olarak tanıdık. Sonra oyuncu olarak çıktı karşımıza. Bir ara sürekli yürümesiyle gündemdeydi. Ardından bir de baktık ki, sosyetik playboy Malkoç Süalp ile aşk yaşıyor. Aşk başladıktan 3 ay sonra da 31 Mayıs 2013’te evlendiler. Şimdi, böyle kısa sürede evlenmekle övünenlere gelsin bundan sonrası...

Bade İşçil geçen ay boşanma davası açmış. Ama sonra geri çekmiş. Dava dilekçesinde korkunç şeyler var: 

Malkoç Süalp her sinirlendiğinde sözlü şiddet uyguluyor, onur kırıcı davranışlarda bulunuyor. Bade İşçil ‘Düzelir’ diye hep sessiz kalıyor. 

Malkoç Süalp 8 aylık çocuklarının yanında bile öfkesini kontrol edemiyor. 

Malkoç Süalp “Bu çocuğu ben kendi kurallarıma göre büyüteceğim, sen karışamazsın. Çocuğu emzirmeyeceksin, kucağına almayacaksın, sütünü biberona koyacaksın, dadı verecek, çocuk 2 yaşına geldiğinde Londra’ya yatılı okula göndereceğim, artık göremeyeceksin” diyerek yeni doğum yapmış Bade İşçil’i psikolojik yönden yıpratıyor. 

Malkoç Süalp doğumun gerçekleştiği gün de doğumhaneye girerek bebeğin anne ile duygusal bağı kesilsin diye göbek bağını kendisinin kesmek istediğini söyleyip huzursuzluk çıkarıyor. 

İnanılır şey değil...

Bir erkek, eşine bunları neden yapar, nasıl yapar? Ama işte, sen 3 ayda evlenirsen, bu işaretlerin hiçbirini görmezsin. Aslında herkes ilişki döneminde nasıl bir insan olduğunun sinyallerini verir. Mesela bakacaksın, yemeğe gittiğinizde garsona nasıl davranıyor?

Sokakta gördüğü hayvanlara şefkat gösteriyor mu? Kendi ailesiyle ilişkileri nasıl? Bade İşçil, 600 bin lira tazminat ile çocuğu ve kendisi için aylık 70 bin lira nafaka istediğine göre Malkoç Süalp zengin biri olmalı.

Evet, tercihiniz zengin, yakışıklı, zeki, falan, filan gibi bir erkekle evlenmek olabilir, sözüm yok. Ama kriteriniz ne olursa olsun, merhametli ve vicdanlı bir erkekle evlenmiyorsanız, bu tarz muamelelere maruz kalmanız işten bile değil. Demek ki neymiş? Öyle tanıştıktan sonra 3 ay içinde evlenmeyeceksin ve vicdanı, merhameti olmayan erkeği eş olarak seçmeyeceksin... 

***

Her şey bir yana, şunu merak ediyorum: Bade İşçil boşanma dilekçesini neden geri çekti? Bu yaşadıkları silindi mi? Çektiği acıları, psikolojik baskıyı unuttu mu? Malkoç Süalp mahkemeye boşanmak istemediğini, eşini sevdiğini söylemiş. Anlaşılan, Bade İşçil’e “Söz veriyorum, düzeleceğim” demiş. Dilerim, söylediği gibi olur... Bade İşçil bir röportajında “Güzelliğim bana hep lanet getirdi. Güzelliği satan, ‘Bunun üstüne gideyim de alıp yürüyeyim’ diyen biri olmadım. Malzeme olarak kullanamıyorum. Bana yaradığı kadarıyla memnunum, bunu satarak bir şey yapma peşinde değilim” demiş. Umarım bu kez o lanetten kurtulur...

NE YAPTIN NAZAN ÖNCEL

Nazan Öncel uzun aradan sonra yeni bir şarkıya imza attı, ‘Aşkitom’... Evet, evet, şarkının adı ‘Aşkitom’... Hani 2000’lerin başında moda olan bir sözcük. Hani herkesin duyduğu zaman irrite olup “Iyyy” dediği o sözcük. Şarkıda, ‘Canısı’, ‘Aşkısı’ gibi modası geçmiş, ki aslında belirli bir kesimin asla kullanmadığı o sözcükler de kullanılmış. “Yanalım yanalım beraber yanalım canısı, ikimiz bir olalım sarılıp uyuyalım aşkısı, aşkitom” gibi... 

 ***

Eski şarkılarının sözlerine baktım Nazan Öncel’in. Benim de dinlemeye doyamadığım şarkılarının... ‘Gitme Kal Bu Şehirde’ örneğin... “Güz yaprakları düştü gazeller oldu, bulut indi yeryüzüne sevdalı oldu, bir avuntu biraz keder böyle bize neler oldu, bu ayrılık bir de hasret çekilmez oldu...” Nereden nereye... 

***

Ondan sonra Serdar Ortaç, “Aşk bu, kızılötesi, yaralı müzesi, hareket edemem” diye söz yazdığında kızıyoruz. “Olur mu böyle söz” diyoruz. E Nazan Öncel’in ‘Aşkitom’ dediği yerde Serdar Ortaç ne yapsın ki? Herkes piyasa müziği yapmak zorunda mı, anlamıyorum. Yaaa sen Nazan Öncel’sin, hani “Ben sokak kızıyım” diyen, hani “Erkekler de yanar” diyen, hani “Beyoğlu’na götür beni, kitaplara bakalım” diyen...

Neyse ya, bir şey demiyorum ben. İyisi mi Birsen Tezer dinleyeyim... “Her şey yarım kaldı yine ne tuhaf, aşk yarım nefret yarım hayat yarım, bir yanım kaçar gibi kovalar bir yanım, ne kaldı geriye temiz ve saf...”

ESKİ SEVGİLİYE YAZILMIŞ MEKTUPLAR

Eski sevgilinize mektup yazsaydınız içinde neler olurdu? Ayrıldıktan sonra yaşadıklarınızı mı anlatırdınız yoksa o zamanlarki duygunuzu mu? Ya da hala ona karşı içinizde duygular varsa onları mı itiraf ederdiniz? Tezcan Topal, 26 yazardan eski sevgililerine mektup yazmasını istemiş. Sonra da bu mektupları “Eski Sevgiliye Yazılmış Mektuplar” adı altında kitap yapmış. 

***

Dostum Cezmi Ersöz’den çalışma arkadaşım, hayat kaynağım Elif Yılmaz’a, üniversiteden sınıf arkadaşım Mercan Dede’den ilgiyle takip ettiğim fotoğrafçı Dilan Bozyel’e kadar 26 yazar katkı yapmış bu kitaba. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Kimbilir, kitabı okuduktan sonra kalemi, kağıdı elinize alır, bir mektup da siz yazarsınız eskilerde kalmış sevgilinize...

 

 

Yazarlarımızdan

15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder