Aşktan değil aşksızlıktan kork

14 Temmuz 2013, Pazar 05:00
AA

Herkes aşkın korkutucu bir şey olduğunu düşünüyor. Aslında korktukları şey aşkın kendisi değil, bittiğinde yaşayabilecekleri.

Ama böyle yaparak aşkı kendilerinden uzak tutuyorlar ve tabii ki yalnız ve mutsuz yaşamaya mahkum oluyorlar. İşte korkularınızdan kurtulmanın yolları...

Şüphe senin düşmanındır

Aldatılmaktan sadece sen değil herkes korkuyor. Ama “Mutlaka aldatır” korkusuyla yaşanmaz. Bu korku da sürekli şüphelenerek, cep telefonlarını, mesajları, bilgisayarı karıştırarak, gittiği, geldiği her yeri sorgulayarak, arkadaşlarını “Acaba aralarında bir şey var mı?” diye araştırarak yenilmez.

Aksine bu tür davranışlar hem senin korkunu tetikler hem de karşındaki insanı aldatmaya iter. Zaten aldatmaya niyeti varsa bunu her durumda yapar. Senin araştırmaların bunu engellemez. Sen kendine güven yeter.

Beklentilerini abartma

Yapılan en büyük hatadır. İnsanlara beklentiler yükleyip sonra yerine gelmeyince üzülmek...

Bırak ilişkin akıp gitsin. Zaten bir süre sonra ilişkinin nereye gittiği belli olacaktır. Diyelim ki; olmadı, yürümedi. Evet bu seni üzebilir. Ama beklentini abartıp aradığını bulamazsan daha çok üzülürsün.

SENİN DE HATALARIN VAR

Daha önce yaşadığın ilişkiler seni hayal kırıklığına uğratmış olabilir. Peki gerçekten tek hatalı o muydu? Bir ilişkinin iki tarafı olduğunu hiçbir zaman unutma. Elbette senin de hataların oldu.

Bu nedenle hep karşı tarafı suçlayıp “Kimse beni anlamıyor” deme. Kendi hatalarının da olduğunu kabul edersen “Hep ben zarar görüyorum” düşüncesinden kurtulursun.

Bundan sonra da hata yapma olasılığın var. Yani senin zarar görme ihtimalin neyse karşındaki insanın zarar görme ihtimali de aynıdır.

ONLAR GEÇMİŞTE KALDI

Geçmişte yaşadığın olumsuzlukların bugününü esir almasına izin veriyorsun. Bugün yaşadığın her şeyi geçmişinle değerlendiriyorsun. Ve tabii ki yanlış yapıyorsun.

Geçmişin elbette sana yol gösterecektir. Ama yeni bir yol çizerken değerlendirmeye alacağın tek şey geçmişin değildir. “O zaman böyle olmuştu, şimdi yine aynısı olacak” diyemezsin. Ne falcısın ne de medyum. Tahminler seni çoğunlukla yanıltır. Yaşadıkların tabii ki senindir ama artık sadece anıdır.

GÜVEN MESELESİ

Aşktan korkanların büyük çoğunluğu “Neden yalnızsın” sorusuna “Kimseye güvenemiyorum” cevabını verir. Ama güvenin zamanla ve tanıyarak oluşabilecegini bilmezler.

Daha ilk görüşmede bir insanın güvenilir olup olmadığını anlamak pek mümkün değildir. Öyleyse ona şans vermelisin. Sen kapılarını kapattığın sürece dünyanın en güvenilir insanını bulsan dahi bunun farkında bile olamazsın.

Bırak sana kendini ifade etsin, anlatsın. Davranışlarıyla güvenilir olup olmadığını göstersin.

KENDİNE GÜVEN MESELESİ

İlişkilerde kendine ne kadar güvenirsen o kadar başarılı olursun. Kendine ne kadar güvenirsen korkuyu o kadar uzak tutarsın. Birinin seni üzebileceğini sürekli düşünüyor olman sendeki özgüven eksikliğini gösterir.

Unutma sen eşsizsin, teksin, dünyada bir tanesin, benzerin yok ve kendin için önemli kişi sensin. Hayatını bir başkasına endeksleme, kimseyi yaşamının odak noktası haline getirme. Kendini hayatın için birinci öncelikli kişi haline getirirsen korkuları da def edersin.

ÖNYARGILI OLMA

İnsanlar hakkında bir yargıya varabilmemiz için onunla yeteri kadar vakit geçirmemiz gerekir. Henüz hiç tanımadığın, hakkında fikir sahibi olmadığın kişilerle ilgili önyargıdan kaçınmalısın.

Çünkü önyargılar senin geçmişteki korkularından kaynaklanır. Üstelik önyargı bir süre sonra senin kişilik özelliğin haline gelir. Bu durum sana yaklaşmak isteyen herkesi rahatsız eder.

Bu kez korkan değil korkutan taraf olursun. Bir insanı tanımaya sıfırdan başlamalısın, eksiden değil. Herkes taze bir başlangıcı hak eder.

BAŞKALARININ YARGILARINA ALDIRMA

Arkadaşların, yakınların sana iyilik yaptıklarını sanırlar ama aslında kötülük yaparlar. Yeni biriyle tanıştığında senin incinmeni istemedikleri için hemen devreye girip senden duyduklarıyla yorum yapmaya, yargıda bulunmaya kalkarlar.

Oysa sen bile daha o kişiyi tanımıyorsun. Bu yorumlar seni yanlış yönlendirir. Bir de sana yol öğretmeye, davranış telkin etmeye çalışırlar. Bu yol onların kendi hayatlarından edindikleri çıkarımlardır. Yani senin yaşadığın şeye asla uymayabilir.

KONTROL SENDE KALSIN

İlişkinin daha başında kendini tamamen salıp kontrolünü kaybetme. Unutma, sen zaten geçmişten gelen korkularını yenmeye çalışıyorsun. Bu dönemde yeniden yaralanmaman gerek.

Bu nedenle temkinli gitmende fayda var. Seni değiştirmeye çalışabilir, buna izin verme. Korkuları nedeniyle aşka küsenlerin hepsi geçmişteki ilişkileri bittiğinde “Oysa ben onun için ne fedakarlıklar yaptım” demiştir.

Kendini bu cümleyi söyleyecek noktaya getirme. Sana uymayan hiçbir şeyi onu mutlu etmek için yapma.

SOSYAL OLMAYI UNUTMA

Korkunu tek başına yenemezsin. Hayatındaki yeni kişi de sana tek başına yardımcı olamaz. Birlikte yeni arkadaşlar edinmelisiniz. Birbirinizin arkadaşlarını tanımalı, birlikte zaman geçirmelisiniz.

Topluluk içinde sana nasıl davrandığını da test etme imkanı bulabilirsin. Başkalarının varlığı, onların sizin ilişkinizi kabul etmesi seni rahatlatır, korkunu yok eder. Üstelik bu tür paylaşımlar sizin aranızdaki bağı da güçlendirir. Böylece aklındaki sorulardan kurtulur, kendini ilişkine daha fazla verirsin.

(07.07.2013 tarihli Karnaval'dan alınmıştır.)

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.