Demokrasi, siyaset ve din

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, üç gün önce Ordu’nun Kabataş ilçesinde bir etkinliğe katıldı. Yediyıldız burada, 2023 seçimleri ile ilgili yaptığı konuşmanın bir bölümünde şunları söyledi: “Biz Elhamdülillah Müslümanız. Bugün geldik, yarın gideceğiz. Gittiğimizde de yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Zannetmeyin ki ben verdiğim oyun hesabını vermeyeceğim. Samimiyetle söylüyorum daha fazla vereceksiniz. Kılmadığınız namazdan, tutmadığınız oruçtan, gitmediğimiz hacdan daha fazla vereceksiniz.” Şenel Yediyıldız’ın bu sözleri dün Cumhuriyet Gazetesi’nde “2023 seçim fetvası” başlığıyla haber olunca, sosyal medyada da tepkiler art arda geldi. Hemen söyleyeyim, bana göre de bu açıklama ‘dinin siyasete alet edilmesi’nden, ‘din üzerinden siyaset yapmak’tan başka bir şey değil. Milletvekili Şenel Yediyıldız’ı aradım dün. Kişisel görüşümü de ileterek, tartışma yaratan o açıklamasını sordum.

SORU-CEVAP

Sayın Yediyıldız, gündemdeki sözleriniz tam da, ‘dini siyasete alet etmek’ ya da ‘din üzerinden siyaset yapmak’ değil mi?

- Hayır, öyle değil. İnsanın ibadet ve inanç özgürlüğünden daha önemli bir şey var mıdır? Bu memlekette geçmişte inanç özgürlüğünün, ibadet özgürlüğünün yok edilmesi için çok şeyler yapıldı. Yani benim demek istediğim, memleketi başka ellere verirseniz bu tablolar yeniden oluşur, o zaman AK Parti’ye rey vermenin daha önemli olduğunu anlarsınız. Bunun dini siyasete alet etmekle ilgisi yok. Siyaset bugün dünyanın her yerinde artık var olma-yok olma savaşı. Bu mücadeleyi yıllardır veriyoruz.

Size göre AK Parti dışında hiçbir yönetim Türkiye’de inanç ve ibadet özgürlüğünü sağlayamaz yani. Öyle mi?

- Eğer AK Parti olmazsa eskiye dönüş tehlikesi vardır. O tehlikeyi yaşamamak adına daha çok dikkat etmek zorundayız diyorum.

Ama “AK Parti’ye oy vermezseniz, bunun hesabını ahirette verirsiniz” söylemi sorunlu değil mi size göre?

- Ahirette bunun hesabını vereceğiz tabii. AK Parti’ye oy vermeyip eskiye dönersek, eskiye dönüşün sebebi biz olursak; namazını kılamayanların, orucunu tutamayanların sebebi biz olmaz mıyız? Ben açık ve net söylüyorum, geçmişte inanç ve ibadet özgürlüğünün olmadığı günlerin sorumlusu rey veren insanlardır. Yarın bu tablo geri gelirse, sorumlusu yine rey veren insanlardır.

İyi ama bu sorumluluğun bedeli bu dünyada ve demokrasi içinde ödenmez mi? Ahiret vurgusu neden?

- Öbür dünyaya da kalır. Benim orucumun tutulmasına, namazımın kılınmasına mani olan insan, benim kılamadığım namazın sorumlusudur. Onu da öteki dünyada ödeyecektir. Ben Türkiye’nin geleceğinin eskiye dönmemesi adına, inanç özgürlüğümüzün tekrar elimizden alınmaması adına bunları söylüyorum.

Peki Sayın Şenel Yediyıldız. Dediğim gibi farklı düşünüyoruz ama cevaplarınız için teşekkür ederim.

- Tam olarak ne söylediğimi ifade etme fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder