Ah keşke

08 Kasım 2016, Salı 16:00
AA
Televizyonda dinledim. Nedim Şener’in güzel gönlünden, bakın zaman zaman ne geçmiş: - Demirtaş çıkıp deseydi ki “PKK bir eylem daha yaparsa siyaseti bırakıyorum.” Ah be Nedim’ciğim. Benim de gönlümden kaç kere geçti bu ama elden ne gelir... Sırf Demirtaş değil, öbürleri de söylemediler bunu. Gerçi söyleseydiler, silahlar susar mıydı bilmem ama susmasa bile Demirtaş ve arkadaşları hem Kürt Halkı’nın, hem Türk Halkı’nın büyük sevgisini kazanırlardı.


Olmadı. Olmadığı gibi şimdi bir de meclis çalışmalarına katılmama kararı aldılar. Ne lüzum var bunlara? Leyla Zana cezaevine girdi çıktı da ne oldu? Ne işe yaradı? Yazık değil mi yıllarına? Demirtaş, çok birikimli ve yetenekli bir siyasetçi... Bu topraklar için daima lazım olacak... Onun tutukluluk hali, kimi memnun edebilir? Hiç.


Bütün bu olup bitenlere Abdullah Öcalan ne diyor acaba? Merak ediyorum, acaba ne düşünüyor? Söz verildiği gibi silahlı unsurlar, Türkiye’yi terk etseydi, bunların hiçbiri olur muydu? Demirtaş’ın bunu sağlayacak gücü yoktur ama eylemlere pekala tavır koyabilirdi, “Hâlâ eylem varsa ben yokum” diyebilirdi. Süreç de müsaitti. Nedim Şener’in vurguladığı nokta budur.


Unutmayın. Üstelik Demirtaş, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olmak için adaylığını koymuş bir vatandaştır. Öyleyse bir Cumhurbaşkanı Adayı’na yakışır biçimde davranmalıydı. Hâlâ da öyle davranmalıdır. Oysa ne Kürt’ü memnun edebilmiş, ne de Türk’e yâr’olabilmiştir. Buna siyaset demem ben... Üzümü başkaları yiyor, Demirtaş bağcıyı dövemiyor bile. Üstelik dayağı kendi yiyor

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.