Rauf Tamer Topbaşı
HABERİ PAYLAŞ

Topbaşı

Bu akşam Süper Lig başlarken, benim de söyleyeceklerim var. Siyasete daldıysak futbolu unuttuk sanmayın.

*

Bazı küçük meselelere değineceğim... Küçük ama seyircinin bamteli:

1) Yere düşen her futbolcunun çimleri dövmesi, ödümüzü patlatıyor. "Eyvah sakatlandı" diyoruz... Ne münasebet... Az sonra kalkıp tazı gibi koşmaya başlıyor... Öyleyse kimi kandırmaya yönelik bir artistlik bu?

*

2) Esasen düşmeyi bilmiyorlar. Bilmedikleri için çuval gibi düşüyorlar... Sahiden canları yanıyor da olabilir... Ayırt edemiyoruz.

*

3) Allah aşkına, sürekli hakemle didişmeyin... Biraz saygılı olun... Hakem sizin arkadaşınız değil, el kol hareketleriyle yaklaşmayın ona... Kasıtlı ve ön yargılı hakem yoktur. İyi hakem - kötü hakem vardır.

*

4) Lakin hakem deyince aklıma geldi... Vakit geçirmek için ısrarla oyalanan kaleciye 2'nci kartı göstermekten niye çekiniyor hakemler? Bunu anlamış değilim.

*

5) Kusura bakmasınlar ama en tahammül edemediğim şey, saha kenarında sakız çiğneyerek maçı takip eden teknik direktörlerdir... Bir de tribünde maaile çekirdek yiyip kabuğunu yere atanlar.

*

6) Çok merak ederim: Bu teknik direktörler, futbolculara saha içi terbiye, centilmenlik falan aşılamazlar mı? Faul yaparken insaflı ve biraz vicdanlı olmayı, kırmızı karttan uzak durmayı, öğretmezler mi? Peki ne öğretirler? Futbolcuya topa vurmayı mı öğretirler? Hepsi bu mu? Birkaç hocayı elbet tenzih ederim. Onlar disiplinli, ilkeli, o derecede de şefkatli abilerdir.

*

7) Son bir nokta: Kaptan meselesi. Kaptan kimdir? En yaşlı olan mı? En otoriter olan mı? En yıldız futbolcu olan mı? Kim? Yoksa oyunu iyi okuyan, yani sahadaki 2'nci hoca mı? Öyle ya. Kaptanlık terfi yeri değildir. Bir ödül değildir. Bir lütuf hiç değildir. Sırf kaptansızlık yüzünden kaybedilmiş nice maçlar var.

 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder