Ucu açık değil

05 Ocak 2016, Salı 19:00
AA

Biliyorsunuz, Davutoğlu’nun Kılıçdaroğlu’ndan ricası şuydu: - Erdoğan’a yönelttiğiniz eleştirilerin dozunu biraz hafifletin. Tam tercümesi bence şöyle: - Ona diktatör bozuntusu demeyin.

*

Bilmiyorum ki hangisi daha fena? Diktatör mü fena, yoksa bozuntusu mu? Artık ona Kılıçdaroğlu karar verecek. Kendisine CHP Genel Müdürü demişlerdi ya, o da karşılık olsun diye böyle bir söylem tutturdu herhalde. Onu anladık.

*

Fakat öbürüne ne oluyor? - Kırmızı çizgilerini sevsinler. Yahu sen, önce kendi partini tek adam sultasından çıkar da, diktatörlüğü sonra telaffuz et. 

*

Aslında, Erdoğan “Başkanlık sistemi”yle birlikte kendini yasalara endeksleyecek... Dolayısıyla da sistemin dışına çıkamayacak. Halbuki şimdi, dilediği gibi çizgiyi aşıyor, dönüp bir daha aşıyor. Terleyen bir Cumhurbaşkanı olacağım dedi ya, ona dayanıyor. Başkanlık Sistemi’nde ise terleyen Başkan diye bir tanım yok. Kitap ne yazıyorsa o.

*

Buna rağmen, Erdoğan Başkanlık istiyor. Ve buna rağmen, öbürleri istemiyor. Anlaşılır gibi değil. Bakar mısınız, MHP sırf hayır dememiş olmak için Başkanlık Sistemi’ni tartışmaya hazırız diyor ama sonra da hemen ekliyor: “Başkanlık Sistemi’ne karşıyız.” Ne ince bir siyaset ama? Ne zarif bir diplomasi. Sisteme değil de kişiye dayalı.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.