Çocuklar hangi kitapları okumalı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocuk edebiyatında Pamuk Prenses’i, Kırmızı Başlıklı Kız’ı, Küçük Prens’i, Külkedisi’ni, Hansel ve Gratel’i, Güzel ve Çirkin’i biraz daha yaşı büyütürsek Şeker Portakalı’nı duymayanımız yoktur herhalde.

Ama artık duymayanlarımız var.

Kim mi?

Psikolojisi bozulur diye bu kitapları okutmadığımız nesil.


Malum bu neslin psikolojisi biraz garip!


Pamuk Prenses, elma yemeye karşı çocuğun içinde bir nefret oluşturabilirmiş... İnsanlara güveni olumsuz etkilermiş...

Kırmızı Başlıklı Kız yüzünden çocuk tek başına bir yere gitmeye korkarmış... Kurdun tehditleri hayatını olumsuz etkileyebilirmiş...

Külkedisi’nde çocuklarımız kadınların aşağılanmasını okuyormuş (ki her gün haberlerde kadın cinayeti görüyorlar)...

Hansel ve Gratel yüzünden, ailelerinin onları bırakacağı korkusuyla yaşarlarmış...

Güzel ve Çirkin yüzünden çocuklarımız insanları kategorilermiş (ki akran zorbalığının zirve noktasındalar)...

Küçük Prens’in 300 dile çevrilmiş olmasının bizim için bir önemi yok! Biz onu okullarımızda okutmayacağız, nedenini sorgulamayın.

Şeker Portakal’ı hepten yasaklanacak bir kitap zaten. Çocuğun ailesi ile olumsuz konuşmaları, olmayan varlıkla konuşması hep psikoloji bozuyor.

Çünkü çocuklara içinde ölüm olan, üzüntü olan, fakirlik olan, kaybolma olan; kısacası hayatın gerçekleri olan kitaplar okutmamak gerekiyor!

Malum bu neslin psikolojisi biraz garip.

Bunlardan etkileniyor ama kafaların koptuğu, kanların sıçradığı oyunlardan etkilenmiyorlar...


Bu çocuklar neden kitap okumayı sevmiyor?

Öğretmenlik yaptığım dönemlerde klasiklere şiddetle karşı çıkılıyordu.

Bir kitap aldırmıştık; 20 sayfa boyunca çocuğun okula gidip şiir okuduğu anlatılıyordu.

Sonra da "Bu çocuklar neden kitap okumayı sevmiyor?" diye hayıflanıyoruz.

Kuşkusuz ki algıları çok açık bir nesil yetiştiriyoruz.

Bu tarz amaçsız kitaplar okutmak, onların ne ilgisini çeker ne de onları bir adım öteye götürür.

Psikoloji adı altında her olgunun içini boşalttık.

Yaşamayı sadece kitaplardan öğrenecek çocuklarımıza kitapları da yasakladık.

Tüm bunları 'onları korumak' için yaptık.


200 yıllık kitapları bir çırpıda yok sayamayız

Çocukların okuması için seçilen sınıf kütüphanesindeki kitapları asla çocuklara sormadık.

Sanki biz bir kitapçıya gidince gezmeden, seçmeden kitapçı ne derse onu alıyormuşuz gibi.

Sonra da çocuk kitap okumayınca, karnesine 4 kitap yazamadık.

Yönetimden red geldi, “Aman hocam, aileye nasıl açıklarız 4 kitap okuduğunu? Biz onu karnede 30 yapalım” dendi.

Aileler de çocuğunu tanımadan, evde kitap okumadığını sorgulamadan sahte gururlar yaşadı.

Belki de dürüst olsaydık arkadaşları arasında mahcup olacaktı ve bir sonraki dönem daha çok kitap okumaya çalışacaktı ama olmadı.

7 yaşındaki çocuklarımızın sosyal medyası varken, videolarda kimleri izlediğini bilmeden, oynadığı oyunları görmeden tek suçluyu bizim küçük Sindirella yapmak çok da adil değil.

Bırakalım çocuklarımız Jules Verne ile maceranın tadını çıkarsın, Vasconcelos ile duygulansın, Exupery ile düşünsün, hayeller kursun.

200 yıllık kitapları bir çırpıda yok sayarken, duygusal anlamda hangi nesillerin daha güçlü olduğunu da sorgulamamız gerek.


Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder