Beyazperdede 'mesafeli' dönem

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Pandemi sonrası bütün sektörler normale döndü ama marttan beri kapalı olan sinema salonları için bekleyiş sürüyordu. Sinema sektörünü neler bekliyor, salonlara tekrar ne zaman girilecek meraktaydık. İşte o gün geldi çattı; sinema salonları cuma günü yani 7 Ağustos itibariyle açıldı. Hatta açılış gününden önce de online bir basın toplantısı düzenledi Türkiye’nin en büyük sinema salonu zinciri CGV Mars Cinema Group yönetimi ve alınan önemleri, yeni düzeni anlattı. Ben yollarda olduğum için maalesef davetli olduğum bu online toplantıya katılamadım ama detayları öğrendim... Grubun pazarlama ve sinema operasyonlarından sorumlu yöneticisi Nurdan Horozoğlu’nun verdiği bilgiler şöyle:

  • Şimdilik salonların yüzde 90’ı açılıyor, 1 Eylül itibarıyla da tüm salonlar hizmet verecek.
  • Salonlar yüzde 60 izleyici kapasitesiyle faaliyete geçecek. Yani Cinemaximum’da satılan her koltuğun sağında, solunda, önünde ve arkasında bir koltuk boş bırakılacak.
  • Bilet satışı ve kontrolü temassız yapılacak.
  • Tüm hazırlıklar bakanlıkların uygun gördüğü şekilde yapıldı. Çalışanlar da, pandemi süreci boyunca eğitildi.
  • Salonlarda bilgilendirme panoları, dezenfektan noktaları olacak, maskesi olmayanlara maske temin edilecek. Tüm sosyal alanlarda olduğu gibi maske takmak zorunlu olacak.
  • Salonlardaki klimalar, yüzde yüz dışarıdan temiz hava sirkülasyonu sağlayacak.
  • Fuaye alanlarında da sosyal mesafeye uygun oturma düzeni oluşturulacak.
  • Seans araları; etkileşimi ve teması en aza indirmek amacıyla 30 dakika olacak. Bu arada salonda temizlik ve hijyen çalışmaları gerçekleştirilecek.
  • Sinemaya gitmeyi cazip hale getirmek için küçük de olsa indirimler yapılacak.
  • Bu ay yeni vizyona girecek filmlerle birlikte ertelenen filmler de programa alınacak. Toplamda 10 yerli, 29 yabancı film vizyona girmeyi bekliyor.

GİDER MİSİNİZ GİTMEZ MİSİNİZ?

Bütün alınan bu önlemlere rağmen, bir salona girip film izler misiniz? Herkese soruyorum bunu. Benim gibi sinemada film izlemeyi sevenler ‘giderim’ diyor ama azınlıktalar. “Asla gitmem” diyenler daha çok. Hatta “Michael Jackson mezardan çıksa gidip izlemem” diyecek kadar kararlılar.

Onlara da şunu soruyorum: Plajlarda güneşleniyoruz, toplu taşıma araçlarına biniyoruz, ki çoğu balık istifi, artık restoranlara kafelere çekinmeden girip yiyip içiyoruz, çarşıda pazarda AVM’lerde de dolaşıyoruz… Bir tek sinema salonu mu korkutuyor seni? “Mecburi olarak kalabalığa karışmak ayrı, keyfi bir durum için salona kapanmak ayrı” diye cevabı yapıştırıyorlar.

Haklı mı bunu diyenler? Haklı. Evde yayılarak güvenli şekilde film izlemek varken, neden maskeyle film izlensin? Ama işte, araştırmalara göre salona girme konusunda tereddüt edenler kadar salonda film izlemek isteyenler de var. Hafta sonunun ardından ilk rakamlar belli olacak ama en kısa zamanda bir salondan bildiririm. Öyle görünüyor ki, ya önlemlerimizi alıp virüsle yaşamayı öğreneceğiz ya da çok şeyden vazgeçeçeğiz.

KORONADAN KAÇARKEN…

Korona sahillere indi malum; önlem alan da var, almayan da var. Kendince korunmaya çalışıp, kendini yakanlar da! İşte size gerçek bir olay: Arkadaşımız gece eğlenmek için Bodrum Marina’ya gidiyor. Çok evhamlı, çok dikkatli. Ağzında maske, ucuna delik açmış, sigarasını içiyor, pipetle içkisini yudumluyor.

O kadar dikkat ediyor ki eline sürekli kolonyasını döküp döküp dezenfekte ediyor kendini. Kolonya döktükten sonra, unutup sigarasını yakınca da, her tarafı tutuşuyor. Günlerce elinde yüzündeki yanıklarla uğraşıyor. Siz siz olun; ya kolonyayı bırakın, ya sigarayı. Gereksiz kazalara uğramayın!

KALABALIKTA EDİLEN KÜFRÜN…

Yeşim Salkım’a uygunsuz sözler söyleyen ‘fenomen’in sahne alacağı mekan, bir süre önce onu sahneye çıkarmaktan vazgeçti, yerine Yeşim Salkım’a program yaptıracağını duyurdu. Kadınlar da ücretsiz izleyecek denildi. Şahane bir şey yaptılar, on numara beş yıldız hareket. Ama şöyle bir gerçek var; bu mekan bu kadar duyarlı olsa, baştan bu isme program yaptırmazdı. Zira söyledikleri yaptıkları ortada.

Mekanı tanımam etmem, elbette bu ‘fenomen’e gösterilen tepkilerden sonra bu refleksi göstermişler. Hiç yoktan iyidir diyelim, geçelim. Öte yandan, işleri iptal olunca mecbur kalıp özür dilemiş ‘fenomen’ şahıs ama Yeşim Salkım şahane bir cevap vermiş.“Kalabalıkta edilen küfrün tenhada özrü olmaz” diyerek.

Şahane bence. Böyle böyle bu şiddet dilini azaltacağız. Şunu unutmadan: Yeşim Salkım da bir zamanlar TV ekranlarında bir hemcinsine aynı hakaretleri etmeseydi keşke. Üzücü olan bu. Keşke olmasaydı değil mi?

HERKES CENNETTEN ÇİÇEK TOPLUYOR

Bu ara Bodrum dolaylarında tatildeyim… Her yerde, her mekanda ‘Cennetten Çiçek’ şarkısı çalıyor. “Bu yaz hit çıkmadı” deniliyordu ama maşallah bu şarkı herkesin dilinde, her mekanın playlist’inde. Yeni bir şarkı değil üstelik, genç bir şarkıcı Zehra yeni bir düzenleme ile söyleyince şarkı resmen patladı.

Sosyal medyada bile her videonun altına bu şarkıyı döşüyorlar. İlk orada rastladım zaten, kim söylüyor, ne bu derken her dakika önüme düşmeye başladı şarkı. Tıklanma, izlenme rakamları müthiş. 57 milyon kez tıklanmış, YouTube’ta 30 milyona yakın kez izlenmiş. Bazen doğru zaman, doğru insan denkleşince; sonuçlar rüya oluyor işte. Tebrikler.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder