Hafta sonları 100 evlenme teklifi!

20 Ağustos 2017, Pazar 05:00
AA
Geçenlerde Boğaz’ın en güzel köşelerinden birinde, Lacivert’teyiz. Asya yakasında, tam ikinci köprünün ayağında.

Güneş şahane batıyor, biz eşsiz manzaranın tadını çıkarıyoruz, sohbetteyiz fakat hava karardıkça dikkatimiz başka yöne kayıyor...

15-20 dakikada bir köprünün yakınlarına bir tekne yanaşıyor, köprünün altına kırmızı/yeşil harflerle bir şeyler yazılıyor.



Nedir diye dikkat kesiliyorsun ister istemez, bakıyorsun...

Tabii ki, evlenme teklifi! Yurdum insanının bulduğu en orijinal evlenme teklif etme biçimi şu sıralar İstanbul’da bu!

Önce iki kişinin ismi, ortalarında kalp motifi çıkıyor.

Beş dakika sonra o kişiye hitap ederek “Benimle evlenir misin?” yazılıyor.

Sonra da ‘bilmem kim evet dedi’ diye cevap yazılıyor.

Tabii kıyı halkını da bilgilendirmek şart! Sonra o bitiyor bir başkası gelip benzer şeyler yapıyor. Bütün gece durum bu.

Bu evlenme teklifleri epeydir moda ama mekanın işletmecisine sordum, sayı son zamanlarda artmış.

Hafta sonları bazen 100 evlenme teklifi oluyormuş.

Üstelik ciddi bir ekonomi oluşturuyor bu iş. Yaklaşık 15 dakika süren bu olayın fiyatı da 400 lira civarındaymış. Tekneye biri biniyor, biri iniyor demek ki.

GÜZEL HAREKETLER BUNLAR

ŞİRİN BİR TESPİT

■ Murat Dalkılıç’ın eşi Merve Boluğur’la boşanacaklarını ilan ettiği açıklamaya bayıldım... Yok, boşanmalarına değil, “Bana yaşattığı yüzlerce mutlu gün için minnetle teşekkür ederim” sözlerine elbette. Boşanırken böyle kibarlık az bulunur, bravo!

■ Erol Evgin bir röportajda, “Eskiden biz imaj falan bilmezdik. Bizim imaj maker’ımız Mevlana’ydı. ‘Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol’ felsefesini benimsedik” demiş, bayıldım...

■ İstanbul Tuzla’da eşinin şiddetinden kaçan bir kadının imdadına yetişen ve onu kendi arabasına alarak kurtaran Hasbiye Günaçtı’ya bayıldım en çok... Kocanın “Sen kimsin?” sözlerinden korkmayıp “Kız kardeşiyim” diye cevap vermiş ya, helal olsun ona! Kadınları artık kanunlar değil, hemcinsleri koruyacak, belli.



■ Sürrealizm, minimalizm, dadaizm gibi sanatsal akımları anlatan ‘Manifesto’ filminde 13 farklı karaktere bürünen Cate Blanchett’e de bayıldım. Manifesto bir sanat filmi, sıkılır mısınız bilmem ama Blanchett’ın performansı şahane, kaçırmayın derim.



İŞTE BU İYİ FİKİR!

ŞİRİN BİR ÖNERİ


Twitter’da gördüm...



Tecavüze uğradığı, yemek yapmadığı, ayrılmak istediği için öldürülen kadınlar için böyle mezar taşları yaptırılmış. Bunlar hayata geçirilmiş mi, henüz bir proje mi öğrenemedim ama etkileyici.



Belki ortalıkta dolanan şiddet yanlısı insanımsı tiplerin biraz olsun utanmasını sağlar, biraz olsun duyarlılık yaratır. Siz ne dersiniz?



TOSFED YILDIZLARINI ARIYOR

ŞİRİN BİR ÖNERİ


Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu bir dönemin ünlü rallicileri gibi yeni isimler yetiştirmek için kolları sıvadı.



Geleceğin şampiyonlarını keşfetmek, onlara destek olmak için de ‘TOSFED Yıldızını Arıyor’ sloganıyla bir platform kuruldu. Yapılan başvurular sonrasında 320 aday mücadele etti ve toplam 45 kişi eylül ayındaki finallere katılmaya hak kazandı. Türkiye’de otomobil yarışlarına bu kadar meraklı isim olduğunu bilmiyordum doğrusu! Şimdi bu isimler, bir eğitim programının ardından yarışacak ve içlerinden 10 erkek, 2 de kadın sürücü önümüzdeki sezon önemli yarışlara katılacak.

Umarız tez zamanda başarı hikayelerini duyarız.

ŞİRİN BİR DÜZELTME

Dün bu köşede Artvin Cerrattepe’deki madenler yüzünden mahvedilen doğayı ve ormanları yazarken bir hata yapmışım...

Cerrattepe’de, sadece o bölgeye özel ‘endemik’ bitkiler olduğundan bahsederken, hatlar karışmış bende, ‘epidemik’ yazmışım. Oysa epidemik’in anlamı ‘salgın, yaygın’ demek. Endemik ise ‘yaşam alanı belirli bölgeyle sınırlı bitki.’ Bölgedeki maden yüzünden bütün endemik bitkiler yok oluyor demek istemiştim. Dikkatli okuyucum Nilüfer Dalar’a teşekkürler.

Sıradaki haber yükleniyor...