Adalet, hiç olmazsa oy için

28 Mart 2017, Salı 05:00
AA
EVET cephesi, bu kez Diyarbakırlıların, Kürt seçmenin oyunu alacağından emin. Cumhurbaşkanı bile sorulduğunda, o konuda sorun yok dedi. Ancak, Nevruz şenliklerine katılmak için gelen ve üstü aranırken hakaret edilince “delikanlı öfkesi”ne kapılıp taşkınlık yapan Kemal Kurkut’un, belden yukarısı çıplak, elinde bir şişe su ile kaçarken sırtından öldürücü biçimde vurulması, vuran görevlilerin serbest bırakılması Diyarbakırlıları derinden yaraladı.



Üniversitede müzik okuyan yakışıklı bir genci geri getirmek mümkün değil, ama hakkının aranması mümkün. Yoksa, bizi sevmiyorlar, öldürüyorlar düşüncesini ve etkisini silmek de kolay olmayacak, tam da referandum öncesinde?

Şimdi de Afganlar geliyor!

Türkiye’de 3 milyon Suriyeli göçmen yaşıyor, resmi rakamlara göre 14 binine vatandaşlık verildi, kimlikleri dağıtıldı, seçmen yapıldı. Ve şimdi son habere göre İran’a sığınmış Afgan göçmenlerin de Turkiye’ye geçmesi bekleniyor, bu sayının 3 milyonu bulacağı söyleniyor.

Dahası göçmenlere yardım için açılan bürolara Afgan tercüman bile yerleştirilmiş! Türkiye, cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik rakamlarıyla boğuşuyor. Suriyeli göçmenler tarım işçisi olarak çalışmak için birbirlerini boğazlıyor. KHK’larla 120 bin kişi işten çıkarıldı.

Sokaklar işsiz dolu. 3 milyon Afgan sizi korkutmuyor mu? Etnik kökeni, dili farklı bu kadar yüksek sayıda insan, Türkiye’nin sosyolojik yapısını bozmayacak, daha büyük sorunlara yol açmayacak mı? Nasıl bir girdaba sürükleniyoruz!

Carreras, kuyruklu yıldız gibiydi

Yaşayan en önemli tenor olarak bilinen Katalan Jose Carreras, terör tehlikesi filan demedi ve jübile niteliğindeki Dünya Turnesi kapsamında İstanbul’a gelerek şarkılarını seslendirdi. Hem de bir Türk soprano eşliğinde, Simge Büyükedes. Donizetti ödülü sahibi sopranomuz sahneye de Jose Carreras’a da yakıştı!



Simge Büyükedes, kariyerini İtalya’da sürdürüyor; Türkiye’de sahne mi var ki burada kalsın? İşte bu kadarla mutlu olduk, kuyruklu yıldız gibi bir dünya starının sesi kulaklarımızda, 2 saat boyunca başka bir dünyaya ışınlandık. Zaten böyle bir konseri patlamış mısır yiyerek dinleyen izleyici varken!

Sınav yapılsa herkes çakar

Referandumda tartışmaların en çarpıcı konusu değişiklik maddeleri. Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Hayırcıları maddeleri bilmemekle suçluyor. Hayırcılar ise Evetçileri bilmemek, ya da bildiklerini saklamakla.

Gazeteciler ve anketçiler ise vatandaşı sorguya çekerken kimsenin değişiklikleri bilmediği ortaya çıkıyor. Rejim değişikliğine yol açacak bir anayasa değişikliği de mevcut cumhurbaşkanını sevip sevmemeye bağlı olarak oylanabilir mi?

Ya sonraki cumhurbaşkanı ne olacak?

Ya da evet çıkmazsa mevcut cumhurbaşkanının meşruiyetini sarsmayacak mı?

Hele Tek Adam eleştirilerine getirilen, “Biz zaten tek adamlığı önlemek için başbakan ve cumhurbaşkanını birleştiriyoruz” açıklamasını Siyaset ve Kamu yönetimi doktorası yapmış biri olarak ben bile anlamıyorum. Oy vermeden önce “değişiklikler neyi içeriyor” diye sınava girme zorunluluğu olsa, kimse oy veremez!

Gürer Aykal’a kütüphanede yer açın

Müzikolog Evin İlyasoğlu, orkestra şefi Gürer Aykal’a 9 CD, bir DVD’den oluşan çok değerli bir kitap, müzik arşivi hazırlamış. Kitabını “Gürer Aykal’ı tanıtan ve onun icrasını duyuran bu kitabın, orkestra ailesini merak edenlere bir rehber olmasını ve genç müzikçileri de o aileye girmek için özendirmesini diliyorum” diye tanıtmış.



Gürer Aykal’ı orkestra yönetirken dinlemek kadar izlemek de hoş. Orkestrasına hakimiyeti kadar, solisti yönlendirişi, sevgisi, saygısı ayrı bir inceliktedir. Keşke Fazıl Say’la dostlukları da sürseydi! Evin İlyasoğlu’nun eseri ise, her kütüphanede bir yüzük taşı kadar değerli!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.