Gazetecilik tutuklanmadı, sadece yargılanıyor!

02 Nisan 2016, Cumartesi 19:00
AA

Artık Erdoğan ABD’de televizyona çıkıp “Türkiye’de tutuklu gazeteci yok ki” dedi diye mi, yoksa “Türkiye dünyanın en özgür ülkesidir” eklemesinde bulunduğu diye mi, savcı, Can Dündar ve Erdem Gül için tutukluluk istemedi!

Bu satırlar yazılırken duruşma bitmemişti ama böylece gazetecilik tutuklanmadı, sadece yargılanıyor, buna da şükür!

Nükleer nerede kaldı?

Washington’a, 60 ülkenin katıldığı Nükleer Zirve için gitmedi mi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet?

Gelen haberlerde zirveyle ilgili tek satır yok. Varsa yoksa ABD ile ticaretimiz, ikili ilişkiler, Obama’yla görüşme, Erdoğan’ı parlatmak için orada burada konuşturma...

Neyse nihayet gala yemeğinden sonra da olsa Beyaz Saray’a buyur edilip Obama’yla başbaşa görüşmüş, muradına ermiş.

Twitter’da sahte kampanya

İki numara Biden’la da kucaklaşma fotoğrafları verildi ya artık ABD seferi çok başarılı geçti, bir sürü de ticaret anlaşması imzaladık diye dönebilirler. Anlamadığım, iş dünyası bu görüşmeleri yapmak için kendi başına gidemiyor mu Amerika’ya?

Gezinin eğlencelik kısmı beceriksizce yapılan Twitter kampanyası, korumaların gazetecilere şiddet uygulaması ve tabii Reis’in “Türkiye dünyanın en özgür ülkesi, zaten tutuklu gazeteci de yok” açıklamalarıydı ki demek olması gerekeni bildikleri halde tam aksini uyguluyorlardı!

Anne diyebilsin yeter!

“Otizm”in ne olduğunu biliyor musunuz? Muhtemelen bilmiyorsunuz, çünkü üç kişiden sadece biri duymuş otizmi, diğerleri bilmiyor. Oysa her 68 çocuktan biri otistik. Doğuştan gelen bir farklılık otizm.

Erken tanı ve eğitimle otizmli bir çocuğun hayata uyum sağlaması mümkün oluyor. İlacı yok bu işin, sadece eğitim. Ve farkındalık. 2 Nisan’ı Otizme Farkındalık Günü ilan eden Tohum Otizm Vakfı “Çocuğum büyüyünce” diye bir de film hazırlamış, ben sosyal medyada paylaşacağım, siz de paylaşın.

Bir annenin “Bana anne diyebilsin yeter!” feryadına sessiz kalmak mümkün mü? Türkiye’de otizmden etkilenen 4.5 milyon aile var ve hepimizin otizmli bir çocuğu olabilir.

Üstelik bütün çocuklar gibi öyle de tatlılar ki!

Rusya’yla kriz hafifleyebilir

Rusya’yla büyük bir krize girmemizin nedeni; uçağın düşürülmesi kadar, paraşütle atlayan pilotlardan birinin öldürülmesiydi.

Uluslararası savaş kurallarına göre pilot esir alınıp can güvenliği sağlanabilirdi, oysa havada inerken vuruldu ve cesedi linç edilip bir de üzerinde fotoğraf çektirildi.

Bunu yapan kişi de Bayırbucak Türkmeni filan değil, Elazığlı bir “ülkücü” kardeşimiz. Epey reklamını da yaptı ki Rusları haklı olarak rencide eden de buydu.

Alparslan Çelik ve arkadaşları İzmir’e gelip savaş yorgunluğunu Kordon’da bir akşam yemeğinde atarken nasıl olduysa gözaltına alınmışlar. Üstlerinden de kaleşnikof ve tabanca çıkmış!

Şimdi merak edilen, Rusya’yla arayı düzeltme adına “arkadaş” teslim edilecek mi yoksa burada mı cezalandırılacak?

Faturalar zıplayacak, aman dikkat!

Hadi gözünüz aydın. 4.5 oldunuz! Bu şu demek: Daha fazla para ödeyeceksiniz! Çünkü GSM şirketleri tarifelerde bir değişiklik yapmadı.

Şimdiki tarifenize göre para ödediğiniz limitiniz, daha çok veri indirdiğiniz için eskisinden çok daha hızlı bitecek.

Yani cepten film indirip seyretmek, her dakika Spotify’dan müzik dinlemek çok akıl karı değil. Bu sistem sadece GSM operatörlerine yarar. Bu arada olmayan fiberi de her yerde varmış gibi yutturuyorlar.

İstanbul’un göbeğinde, evde internete kağnı hızıyla bağlanıp kota bitti diye beklemekten bir hâl olan ev ahalisinin sinirini çekmekteyim.

Telefon hızlı olsa ne işime yarar, yolda dizi mi izleyeceğim?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.