Esad’ı tercih etmenin Rusya’ya bedeli olacak

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türk askerlerinin şehit edildiği saldırı teknik olarak rejim güçleri tarafından yapılsa da, askerî ve siyasi sorumluluk Rusya’da... Moskova, Türkiye’nin ve askerlerinin güvenliğini hiçe saydı. Bundan böyle Soçi ve Astana mutabakatlarından söz edilemez. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması ve sığınmacılar sorununa çözüm bulunması için en fazla çaba harcayan ülkeydi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şehitlere rağmen Rusya lideri Vladimir Putin ile görüşmek istemesi de bu süreçleri canlandırma umudundan çok Ankara-Rusya ilişkisinin bütünüyle uçuruma sürüklenmesini durdurmayı amaçlıyor. Rusya ve Türkiye, uçak düşürülme hadisesinden bu yana normalleşme yönünde önemli adımlar atmıştı.

Türkiye, Rus tarafının agresif tepkilerine karşın alttan alan ve yapıcı davranan taraf oldu. 33 askerin şehit edildiği korkunç olay Rusya’nın Türkiye’deki kredisini sıfırladı. Rusya, Türkiye kamuoyunda her bakımdan sempati uyandırıyor ve güven duyulan bir ülke olarak görülüyordu.

Türkiye’yi kaybetmek pahasına Esad’ı korumak için acımasızca seferber olan Rusya’ya bu tercihinin mutlaka bir bedeli olacaktır.

Sığınmacılar konusunda Türkiye’nin teknik ve psikolojik tahammül sınırı aşıldı. Artık Suriye’den veya başka bir ülkeden insan alacak durumda değiliz. Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına dayanan sığınmacılar sorununa nasıl çözüm bulacağını artık Avrupa düşünecek.

Türkiye’nin bu sığınmacıların sınırlara geçişini gevşetmesinin iki nedeni var: Avrupa’nın sığınmacı sorunuyla gerçekten yüzleşmesini ve çözüm üretmesini sağlamak. Rusya ve Esad rejimi üzerinde daha fazla baskı kurmalarını temin etmek.

Avrupa’nın sığınmacı meselesi bir yana, kendi içlerindeki sorunları çözme yeteneği bile çok düşük düzeyde. İtalya koronavirüs olayına çok kötü yaklaştığı için hastalık hızla yayılıyor. İngiltere, hâlâ Brexit şokunda ve kendi içine dönmüş hâlde.

Almanya Başbakanı Angela Merkel görev süresinin sonuna yaklaştığı için eskisi kadar etkin değil. Geriye bir tek Fransa kalıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da kişisel yetersizlikleri, tutarsız tavırları ve Türkiye konusundaki önyargılı tutumu nedeniyle umutsuz vaka durumunda.

Böyle hassas zamanlarda büyük çapta bilgi kirliliği ve karmaşası oluşuyor. Üstelik zaman zaman yapılan açıklamalar hatalı şekilde Türkiye’yi bağlıyor. Uluslararası kamuoyunda yanlış bir izlenim doğmasına neden oluyor.

Suriye’deki gidişat ve Ankara’nın resmi pozisyonuyla ilgili açıklama yapılacaksa sadece Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın açıklamaları esas alınmalı. Diğer kaynaklar tarafından gelen açıklamalar, sadece bir “değerlendirme” olarak kabul edilmeli.

Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dilerim. Başımız sağ olsun.

Yazarlarımızdan

04 Nisan 2020, Cumartesi 07:58
04 Nisan 2020, Cumartesi 07:48
Sıradaki haber yükleniyor...
holder