44 yıl sonra Tiran’da

29 Kasım 2019, Cuma 08:01
AA

Küçük artçı depremlerin eşliğinde Arnavutluk’un başkenti Tiran’da dolaşıyoruz. Kaldığımız otelin hemen yanındaki “Piramit Mezar”ın yıkık dökük hali, beni 44 yıl önce geldiğim Sosyalist Arnavutluk günlerime götürdü. O anıt mezar Enver Hoca için yapılmıştı. Oraya gömülmedi. Orası halka açık etkinlikler için kullanılıyordu. Şu günlerde camları kırık etrafı çevrili bir harabe görünümünde.

1975 yılında geldiğim bu ülkede Enver Hoca mutlak ve tek egemendi. 15 gün boyunca iktidardaki Arnavutluk Emek Partisi’nin konuğu olarak dolaştım. “Dünyanın ilk ve tek ateist devleti burasıdır” diye söze başlıyorlardı. Sonra camileri, kiliseleri kapattıklarını, bir kısmını yıktıklarını, bir kısmını ahıra çevirdiklerini övünerek anlatıyorlardı.

Birçok din adamı hapse atılmış, işkencelere uğramıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında önce İtalyan işgaline, ardından Almanya’nın işgaline Enver Hoca’nın liderliğinde kahramanca direnen Arnavutlar, savaş sonrası kurulan rejimle sessizliğe gömülmüşlerdi. Tek parti, tek adam yönetiminde dünyadan soyutlanmış bir şekilde yaşamışlardı. Tiran’da bindiğimiz takside Enver Hoca'nın terk edilmiş evinin önünden geçerken şoför onu şöyle değerlendirdi:

“Sağlık, eğitim, sanat alanında ülkemiz daha iyi durumdaydı, ama insanlar yoksuldu, yiyecek ekmek bulmakta zorlanıyorlardı ve özgürlük yoktu...” Enver Hoca, hiçbir sosyalist ülkeyi beğenmiyordu. Kendine özgü bir rejim kurmuştu. 1985 yılında ölümüne kadar, ülkeyi istediği gibi yönetti. Arnavutluk dahil sosyalist rejimler sallanmaya başlamıştı.

Tiran’da İskender Bey Meydanı’nda 20 Şubat 1991 günü toplanan binlerce genç Enver Hoca’nın devasa heykelini yerle bir ettiler. Bu öfkenin arkasında yasaklarla dolu, otoriter bir hayata tepki yatıyordu. Yabancı dil öğrenmek bile “emperyalizmin oyunu” sayılmış, yasaklanmıştı. O günden sonra, kitaplar yeniden yazıldı, tarih yeniden başka bir gözle değerlendirildi.

Tiran sokaklarında dolaşıyorum. Enver Hoca’dan ne bir iz, ne bir bilgiye rastlıyorum. İşin ilginç yanlarından birisi şu anda iktidarda olan partiler de sosyalist olduklarını söylüyorlar. 8 Nisan 2017’deki seçimin ardından yönetim, iki sosyalist partinin koalisyonundan oluştu: Sosyalist Parti (PS) ve Sosyalist Entegrasyon Hareketi (SMI). SMI Genel Başkanı İlir Meta Cumhurbaşkanı ve SP'nin Başkanı Edi Rama da Başbakan oldular. 1998 yılında kabul edilen Anayasa'yla Enver Hoca'nın ateist devleti yerine toplumun din ve inançlarına saygılı laik bir devlet geldi.

Her ne kadar Enver Hoca'nın izleri tümüyle silinmiş gibi görünse de yeni Arnavutluk, sosyalist iktidar dönemindeki zararları kadar kazançlarını da hanesine katmış. Tiran geniş caddeleri, yeşil alanları, sakin yaşamıyla huzur veren bir şehir. 44 yıl önce sevdiğim bu şehri yine severek dolaştım.

Sıradaki haber yükleniyor...