‘Sen eğlenemezsin’ deyince

28 Aralık 2018, Cuma 08:30
AA

Sol örgütlerde, “nefsi köreltme” ve “kendini feda etme”, örgüt merkezlerince işlenen temel felsefelerdendir. İki gün önce, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğrenci Derneği üyesi öğrencilerin Milli Piyango bileti satılmasına ve yılbaşı kutlamalarına tepkilerini görünce, sol örgütlerdeki yaklaşımı hatırladım.

Gençler özetle, “Kudüs işgal altındayken, İslam dünyası zulüm görürken sen eğlenemezsin” diyorlardı. “Müslüman, yılbaşını kutlayamaz” çağrısında bulunuyorlardı. Görünürdeki gerekçelerin bahane olduğunu, asıl mesajın “eğlenemezsin” olduğunu düşünüyorum.

“Eğlenmek”, sağ ya da sol, dindar ya da milliyetçi fanatizmin istemediği bir davranış biçimi. Son zamanlarda bu fanatizmin canlanışına tanık oluyoruz. Yılbaşı kutlamalarını hedef alan çok sayıda haber ve yorumla karşı karşıyayız.

2016’yı 2017’ye bağlayan gece, İstanbul’da 39 kişinin ölümüne neden olan DEAŞ saldırısı, bu fanatizmin nerelere kadar gidebileceğini göstermesi bağlamında uyarıcıydı.

Bu tepkiyi, eğlenmeyi, içki içmekle özdeşleştiren yaklaşımın körüklediğini söylemek yanlış olmaz.

Alkol, Anadolu topraklarının bin yıllık geleneği içinde var. Müslümanların önemli bir kesimini, içkisini de içen, orucunu da tutan, namazını da kılan insanlar oluşturur.

Yaşam kalitesi

Mutlu insanlar eğlenirler. Hayattan zevk alan insanlar bir araya gelir neşelerini paylaşırlar. Toplumların mutluluk endeksi ve yaşam kalitesi, birbirinden soyutlanamaz. Yaşam kaliteniz ne kadar gelişmişse eğlenmek de o kadar yaygındır.

Düğünde, sünette, doğum gününde, diploma töreninde veya herhangi bir başarının kutlanması söz konusu olduğunda, herkes sevincini yakınlarıyla paylaşmak ister. Bu paylaşım, o toplumların uygarlık kalitesine göre farklılıklar gösterebilir.

Bazı toplumlarda birileri ‘keyfinden’ silah sıkıp birkaç masumun ölümüne de yol açabilir. Devlet toplumun mutluluğunu sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle de normal bir devletin, ‘eğlence yasaklayıcı’ bir tutumunun olmaması gerekir.

Yılbaşı kutlamalarına engel olmaya çalışmaması gerekir. Bir grup fanatiğin “yasakçı", eğlence karşıtı tepkisine kulak asmaması gerekir.

Bildiri yayınlayan gençlere de birkaç sözüm var: İslam dünyası, geriliğin pençesinde, baskıcı yönetimler altında acı çekiyor. İslam dünyasının temel ihtiyacı, demokrasi, eşitlik, adalet ve daha mutlu bir yaşam.

Karamsar ve eğlencesiz bir hayattan değiştirici enerji çıkmaz. Kudüs de bu şekilde kurtarılamaz. Eğlenmek, gülmek, oynamak her insanın hakkıdır.

Özellikle de gençlerin. En zor koşullarda, en kötü koşullarda bile hayat enerjimizi güçlendiren, bizi mutlu edebilen eğlenceleri yaratmanın yollarını bulabiliriz.

Sıradaki haber yükleniyor...