Umutlu muyum… Evet umutluyum

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Her kuşak, kendi gerçekliği içinde acıları, hayal kırıklıkları, umutlarıyla yaşar. 68 olayları sırasında hayran olduğumuz isimler içinde bizden önceki kuşakları temsil eden Jön Türkler de vardı. Onların dramatik hayatını merakla okuyorduk. 2. Meşrutiyet ayaklanmasının fitilini ateşleyen Resneli Niyazi, Deniz Gezmiş’in rol model aldığı kahramanlardan birisiydi. Dağa çıkarak ihtilali başlatmış, Meşrutiyet kurulmuş, Resneli iktidara yürüyenler arasında yer almayıp eski hayatına dönmüştü.

Küba ihtilalinin önderlerinden Che Guavera da iktidar yerine Bolivya dağlarında yeni bir devrimin ateşini yakmak için canını vermişti. Her dönemin kendine özgü kahramanları ve iz bırakanları vardır. Bugünün Türkiye’sinde bir Deniz Gezmiş olamaz. Çünkü başka bir dünyada yaşıyoruz. Toplumun ve gençlerin başka kaygıları öne çıkıyor. Eski çok güzeldi demiyorum.

Geçmişe övgü yağdırmıyorum, bugünün gençlerine de saygı duyuyorum. Çok zor bir dönemden geçiyorlar. Biz üniversite özerkliği diyorduk. Bugün, evrensel ölçütlerle yönetilen, siyasete kurban edilmeyen bir üniversite için diretiyorlar. Peki bugün umutsuz bir durumdan söz edebilir miyiz? Çevremdeki birçok insanın umutsuz ve karamsar olduğuna tanığım.

Topluma güvenlerini büyük ölçüde kaybetmişler. Halbuki, toplum kendi ritmi içinde ilerliyor. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu tartabilmek amacıyla kanaatini ağır ağır oluşturuyor. Şunu yaşamımız boyunca tecrübe ederek gördük ki toplum durağan bir kitle değil. Bugün umutla sarıldığına, yanlış davrandığını görünce tepkisini göstermesini de biliyor.

Bugün yaşadığımız yeni bir kriz döneminin göstergeleri. 200 yıllık modernleşme süreciyle hesaplaşmak isteyen bir irade toplumu test ediyor. Kurumlar tasfiye oluyor, modernleşme döneminin kazanımları temizleniyor. Militan bir yerden Türkiye’ye nizam vermek isteyen bir siyaset denemesi yaşanıyor.

Modernleşme dönemi, içinde hatalar barındırsa da tepeden inme toplum mühendislikleri dayatılsa da önemli kazançlar sağlandı. Çağdaş dünyayla yakınlaştık. Tabii gerçekleştirilen, Osmanlı İmparatorluğu gibi güçlü bir imparatorluğun kurumları üzerine inşa edilen bir modernleşmeydi. Kökleri sağlamdı.

Bu kazançların kalıcı olduğunu, geri döndürülemeyecek bir değişimin ürünü olduğunu daha iyi anlayabiliyoruz. Toplumun tercihinin de bu yönde oluştuğunu görebiliyoruz. Bizim kuşağın bütün eksik ve hatalarına rağmen değişim ve eşitlik yolundaki emeklerinin de boşa gitmediğini toplum bize yeniden kanıtlayacaktır. Umutluyum evet umutluyum…

Sıradaki haber yükleniyor...
holder