Yani siyaset

AA

Vakit tamamdır. Siyaset sahnesinin yeni aktörleri, hoşgeldiler. Ahmet Davutoğlu denince, miting meydanlarından kalan bir sloganı hatırlarım: “Onlar konuşur / AK Parti yapar.” Sürekli bunu işlerdi Davutoğlu. Bir de 7 Haziran sonrası, istikşâfi görüşmelerle hafızalarımıza yerleşmişti. Bıraktığı izler, elbet bunlardan ibaret değildir ama kulakları daima böyle çınlamıştır.

Ali Babacan’a gelince... Fatih Altaylı’yla yaptığı program, epey ilgi topladı. Etrafa kulak kabartıyorum. Yaygın kanaat şu: “Liyakat var, liderlik vasfı yok.” Liderlik vasfı niye yok? Efendim, lider dediğin bağırıp çağırmalı, “alçak, şerefsiz, vatan haini” diye gürlemeli, iftirası insafsız, yalanı hudutsuz olmalı. Ali Babacan nazik bir adam... Bunları yapabilir mi? Yapamaz. Öyleyse lider de olamaz, öyle mi? Ama kim bilir... Belki de duruşuyla siyaset dünyasını nezaket sınırlarına çeker, belki yeni bir üslup getirir.

Hem Ahmet Davutoğlu’na hem Babacan’a başarılar. Sırf Erdoğan karşıtlığı için parti kuruyor değillerdir herhalde... O işi daha iyi yapanlar varken, yeni partilere ne gerek. Fakat bu iki yeni partinin (sayısal değilse bile) siyasal ağırlığı olacağı muhakkaktır. Bu bir. İkincisi... İttifakları yeniden şekilendireceği de büyük ihtimaldir.

Sıradaki haber yükleniyor...