Muhalif olma hastalığı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İnsanlarda muhalif olma hastalığı türemiş. Başka ülkede yaşamadığım için kendi ülkemizi değerlendireceğim tecrübelerim ve gözlemlerimle. Bakın bunu bile açıklama gereksinimi duydum çünkü biliyorum “Senin o medeni sandığın batıda neler oluyor biliyor musun da ülkemizi kötülüyorsun,” naralarını duyacağımı.

Kadın öldürüldü diyorum;

“Bu ülkede kaç kadın öldürüldü neden onlara ses çıkarmadın,”

“Su testisi su yolunda…”

“Hep ölüyordu da duyulmuyordu,” deniyor.

Çocuk öldürüldü diyorum;

“Ailesi bırakmasaymış, ilgilenseymiş,”

“Kesin tanıdık biri öldürmüştür bunlar hep hısım işi,”

“Koruyamayacaksa doğurmasaymış bu kadar,” deniyor.

Okuyun, çocuklarınızı okutun diyorum;

“Evliliğe düşmansın,”

“İslamiyet’e saygısızlık,”

“Bu da ülkenin aydın geçinen yüzü işte sana ne! Herkesin kendi yaşamı,” deniyor.

Covid dönemi sağlık çalışanlarına bulgur pilavı hoşaf vermek haksızlık diyorum;

“Kusura bakma paşam kuzu çeviremedik,”

“Bu ülkenin çocukları hoşafla ülkeyi kurtardı, şükürsüz nankör,” deniyor. Üstelik ben sağlık çalışanı bile değilim. Savaş döneminde de değiliz farkı görmek gerekiyor.

Öğretmen maaşları çok düşük diyorum;

“Bu ülkede 1500 liraya evini geçindirmeye çalışanlar da var,” deniyor. İşte tam da bunu düşünmeniz isteniyor. Çünkü 1500 liraya çalışana da “aç insanlar var,” deniyor. 

Onların haklarını koruyorum usulsüzlükleri dile getiriyorum “Nankörsün ekmek yediğin yerlere öyle deme,” diyorlar. Ekmek parası emek karşılığı verilir. Siz emek vermeyin de güzel kardeşlerim göreyim ben biat ettiğiniz dev kurumları, aç kaldığınızda bir yudum su veriyor mu kapitalizmin kibar çehreleri…

Doktoru darp etmeyin onlar bilim insanı, ülkenin aydınlığı, diyorum;

“Onlar da gülsün,” diyor verilen emeği bilmeyen güruhlar…

1 saat eksik uyusa sağa sola çatanlar, 30 saat nöbetin ertesi günü mesaiye devam eden doktorları eleştiriyorlar…

Çocuk güzel, pek tatlı diyorum…

“Nazarın değer maşallah de” diyorlar…

Çocuğuna tepki vermiyorum, “kıskançlığa bak,” diyorlar.

Son örneğim geçenlerde başıma gelen bir durumdan. Kadın cinayeti videosu göndermiş bir takipçi, huyumdur herkese cevap yazarım. “Oof, oof ,” deyip üzgünlüğümü belirttim. Gelen cevap ise şuydu; “Öff mü tepkiniz çok çirkin kusura bakmayın sizi sıkmak istemezdim,” sonra hala kendimi açıklama derdiyle “yanlış anladınız öf demedim oof diyerek içimin yandığını belirtmek istedim,” dedim. “Hızlı yazınca öf yazmışım zaten çok duyarsızsınız,” dendi. Ben söylemlere, linçlere alışkınım da olaylara sosyolojik açıdan bakınca içim kan ağlıyor sadece. 

Bir öğretmen olarak üzülüyorum ki okuduğunu anlama dersi verememişiz biz bu topluma. Her konu hakkında fikir sahibi olmak bir bilgelik değil hadsizlik göstergesidir, öğretememişiz ne yazık ki. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder