Merkez‘Karadeniz’in Mardini'ndeki taş evlere, restore talebi

‘Karadeniz’in Mardini'ndeki taş evlere, restore talebi

‘Karadeniz’in Mardini'ndeki taş evlere, restore talebi

‘Karadeniz’in Mardini'ndeki taş evlere, restore talebi

Sinan UÇAR/GÜMÜŞHANE,(DHA)- GÜMÜŞHANE’nin ilk yerleşim yerlerinden olan Tekke köyünde, yamaç arazide 200 yıl önce inşa edilip, dönemin kesme taş mimarisini yansıtan evler, zamanla yıkılınca kaderine terk edildi. Köy halkı, akademisyen ve tarihçiler tarafından kerpiç evlere olan benzerliğiyle ‘Karadeniz’in Mardin’i olarak adlandırılan taş evlerin, restore edilerek koruma altına alınması ve turizme kazandırılması isteniyor. Gümüşhane Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Çalık, “Güneydoğu Bölgesindeki evlerle birçok benzerlik taşıyan taş evler turizme kazandırılmalı” dedi.

Kent merkezine 25 kilometre uzaklıktaki Tekke köyünde, 1800’lü yıllarda kesme taş bloklar kullanılıp, yığma teknikle inşa edilen taş evler, bölgedeki geleneksel taş işçiliği mimarisinin detaylarını yansıtıyor. Kentin ilk yerleşim yerlerinden tarihi İpek Yolu’nun da geçtiği köyde, derin vadi içerisindeki yamaçlara asırlar önce kurulan tarihi evler, içerisinde hol ile tandır ocakları yer alıyor. Günümüze dek ulaşan bazılarında yaşamın sürdüğü tarihi evlerin kimi zamanla yıkıldı, kimi de yıkılmaya yüz tuttu. Akademisyenler, tarihçiler ve köy halkı, tarihi kerpiç evlere olan benzerliğiyle öne çıkmasıyla ‘Karadeniz’in Mardin’i olarak adlandırılan taş evlerin, yapılacak restorasyon çalışması ile koruma altına alınıp, turizme kazandırılmasını istiyor.

‘TURİZME KAZANDIRILMASI GEREKİYOR’

Gümüşhane Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Çalık, Güneydoğu Bölgesindeki evlerle birçok benzerlik taşıyan taş evlerin turizme kazandırılması önererek, “Tarihi taş evler, somut olmayan kültürel mirasın korunması açısından ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması açısından korunmalı, turizme kazandırılmalıdır. Bölgede bir tane tescilli taş ev bulunuyor. Diğer taş evlerin ise koruma kararı alınarak tescillenmesi ve restorasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Ev sahipleriyle de görüşülerek taş evlerin turizme kazandırılması gerekiyor. Evlerin korunması için bölgenin gerekli mercilerce kentsel sit alanına dönüştürülmesi gerekiyor. Evlerin mülkiyetinin kişilere ait olduğunu biliyoruz; yerel halk ikna edilerek ve bir koruma kurulu kararı çıkartılarak evlerin tescillenmesi gerekiyor” dedi.

‘TARİHİ DEĞERLERİMİZİ KORUMALIYIZ’

Gümüşhaneli Tarihçi Yazar Serhat Doğan da Gümüşhane’de ev yapısının daha çok ahşap ve kerpiç karışımı olduğunu belirterek, “Arazinin dağlık olması sebebiyle insanlar yerleşkelerini dağların üstlerine yapmıştır. Tekke köyündeki taş evlerle ilgili ilk kayıtları Gümüşhane’yi ziyaret eden seyyahların eserlerinde görmekteyiz. 1865 yılında bir seyyahın notları arasında Tekke köyünden geçerken muhteşem bir güzelliğe sahip olduğu ifade edilmiştir. Taş evler bakımsızlıktan, yıllar içinde gerekli ilgiyi de görmemiş. Eğer çalışmalar başlatılırsa büyük bir turizm potansiyeli var. En önemlisi ise tarihi değerlerimizi korumalıyız. Yerel bir zenginlimiz ve bu zenginliğimize sahip çıkmalıyız” diye konuştu.

‘TURİZME AÇILSA MUTLU OLURUZ’

Tekke köyü sakinlerinden Halit yılmaz da, “Keşke köyümüzde bulunan taş evlere, Mardin ve Bitlis gibi kentlerde yapılan yenileme yapılsa ve turizme katılsa. Köyün bitiminde şelalemiz var. Biraz üst kısımda ise peri bacamız var. Turizme açılsa çok mutlu oluruz, böylece insanlar da tarihini öğrenmiş olur” şeklinde konuştu.

Hüseyin Eroğlu ise “Taş evlerin turizme kazandırılmasını çok isteriz ancak çok emek sarf edilmesi gerek. Taş evler, insan sağlığına çok uygun şekilde yapılmış, kullanılan taşlar çok sağlıklıdır” dedi.

FOTOĞRAFLI

SIRADAKİ HABER