Cilt gençleştirmede altın iğneli radyofrekans ve hyaluronik asitli ve farklı etken maddeli gençlik serumlarının kullanımı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hastalarımızın büyük bir çoğunluğu, yüz ve boyun bölgesindeki cilt gevşemelerinden ve ciltlerindeki donuk görünümden şikayetçi olduğu için kliniğe başvururlar, neredeyse hepsinin amacı bunu ameliyatsız bir şekilde çözmektir. 

Tedavi olurken;

  • İşlemin ağrısız olması.
  • Yan etki ve komplikasyonların olmaması. 
  • Günlük yaşamlarını kesintiye uğratmaması.
  • Yapılan işlemlerin ileride yaptırabilecekleri müdahalelere engel olmaması.
  • Cilt ve cilt altına zarar vermemesi gibi istekleri olur.

Yukarıdaki taleplerle başvuran hastalarımıza genellikle ilk planda, altın iğneli radyofrekans işlemi uygulanmaktadır. Bu işlem ameliyatsız yanak inceltme ve alt yanak sıkılaştırma, Bipolar radyofrekans işlemleriyle kombine edildiği zaman alınan sonuç çok daha iyi olmaktadır.

Altın iğneli radyofrekans işlemi için önce hastanın cildi, anestezik bir kremle uyuşturulur, ardından işleme başlanır. Kişiye özel başlıklarda 25 adet altın kaplı mikro iğne mevcuttur. Ve bu iğneler cildin 0,5-3,5 mm derinine kadar, ayarlanan ölçüde ani olarak batarken, cilt altına da radyofrekans verir. Verilebilecek en yüksek enerji cilt altına uygulanırken cilde zarar verilmemesi hedeflenir.

Cilt altında kontrollü hasar oluşturulur ve kollajen ve elastin lifleri yeniden yapılır. Ciltte bir miktar sıkılaşma, ton farklılıklarının düzelmesi, akne izlerinin tedavisi, gözeneklerin sıkılaşması, ince çizgilerin giderilmesi, cildin genç ve daha dolgun görünmesinde etkili bir yöntemdir. Ayrıca çatlak tedavisinde, kol ve bacaklardaki sarkmaların tedavisinde, boyun ve dekolte bölgelerinin tedavisinde de etkilidir. 3 seans önerilmektedir.

Daha iyi sonuç alabilmek için işte tam da bu sırada kombinasyon tedavileri ile devreye girmek uygun olmakta ve tedavinin etkinliğini arttırmaktadır. Bipolar radyofrekans ile cilt altında iki uç arasında akım sağlanarak multi polar radyofrekansın etkisi desteklenir. Ağız içerisinden uygulanan monopolar radyofrekans ile de alt yanak ve nazolabial sulkusların daha da sıkılaşması sağlanır. Bu kadar radyofrekans tedavisi ile kollajen ve elastin yapımı tetiklenirken, kollajen ve elastin yapımında kullanılan hyaluronik asit, aminoasit ve vitaminlerin dışarıdan verilmesi etkinin daha da artmasını sağlar. Eğer ihtiyaç varsa gıdı bölgesindeki yağı eriten mezoterapi yöntemleri ile birkaç seansta gıdıyı eritmek mümkündür. 

Böylece yüz ovali ortaya çıkar, hastanın yaşlanma süreci geriye döner ve hasta zaman kazanır. Yılda 1 veya 2 kere yapılan en az 3 seanslık uygulamalar ile cildindeki parıltı ve sıkılaşma sağlanarak günlük hayatı sekteye uğramadan tedavi olmuş olur. 

İnce kırışıklıkları çok fazla ise radyofrekanslı karbondioksit fraksiyonel lazer ile destek verilebilir. Bu da yetmezse çok ince ışıltı ve nem dolguları ile ince çizgiler doldurulabilir veya gençlik serumları, somon Dna , PRP gibi tedaviler ile cilt tedavi edilmeye çalışılır. 

Elbette ki tüm bu tedavilerin yeterli olmadığı hastalarda ameliyat, yağ enjeksiyonu veya askı seçenekleri her zaman aklımızın bir köşesinde durmaktadır. Yeter ki hastamız kendini hazır hissetsin ancak şunu da söylemeliyiz ki, ameliyat olan hastalarda bile cilt tedavisi için kullanılan yöntemlerin aralıklı olarak uygulanması ameliyat sonucunun daha uzun devam etmesini sağlamaktadır. Kişiye özel tedavi seçenekleri ve teknolojinin hızla ilerlemesi sayesinde günümüzde genç kalmak çok daha kolaylaşmıştır. 

Veya yaşının iyisi olmak!

Yazarlarımızdan

30 Mart 2020, Pazartesi 07:00
30 Mart 2020, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder