YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İstanbul seyahatindeydim.

Ertelenmiş, biraz irdelenmiş, muhasebeler yapılmış bir seyahatti bu.

Sokaktaki herkesin birbirine virüsmüş gibi baktığı, özlemlerin giderilemediği bir seyahatti…

Bir tuhaftı.

İlk kez dolmamış masalar, girilmemiş sıralar vardı.

Her zamankinden daha güvensizdi ortam. Paraya, işe, sağlığa, ekonomiye…

Değişmeyen şeyler de vardı elbet…

Metrobüs durağındaki ekmek parasının ağırlığı, “Ya bir ay para kazanamazsam?” sorusunun alınlara yerleşmiş kırışıklığı, deprem korkusunun taşınma telaşıyla birleşmesi gibi…

Bir çay yudumladım.

Sözü-sohbeti keyif Metin Uca yanımda.

Ne adam yahu her şeyi biliyor, yapay zeka gibi ne sorsam cevaplayıveriyor, “Iııı” bile demiyor konuşurken, hiç takılmıyor…

Boşuna “anlatıcı” denmiyor. 

Sohbet ederken karşıya bakıyorum; Kuleli var…

Kaç kişinin hayaliydi, kaç kişi elendi giremedi, kimlerin en güzel anılarını süsledi kim bilir?

Kuleli’nin otel yapılacağı iddialarına yutkunuyorum istemsizce, içim sızlayarak.

Uzaklara bakarken demir yığınları görüyorum…

Ruhsuz yapılar, ucuza kaçılmış binalar, hepsi birbirine benzeyen camlar…

Gerek yokmuş bunca plazaya, ofise diyorum…

Herkes evinden de çalışabiliyormuş, kimi zengin ettik kime yarandık bu metropol olma isteğiyle?

New York özentisi bir şehir olup çıktı, oysa oranın tarihi mi vardı, mecburlardı yeni bir isim takmaya kendilerine, yeni bir yapı oluşturmaya…

Ertesi gün oluyor CNN’den Duygu Kaya, “Haydi seni Anadolu Hisarı'na götürüyorum” diyor…

Nasıl naif, nasıl insancıl…

İnsanın hayata, insanlara umutla bakmasını sağlıyor.

Şimdilerde doçent olan canım arkadaşım, ergenliğimin aşk acısına şarkılarıyla ortak olan Melih Görgün’le sohbet ediyoruz,

Ülkeyi kurtarıyoruz, kariyer planlaması konuşuyoruz, biraz da sanattan konuşuyoruz…

Ne iyi geliyor yormayan, insana vizyon katan sohbetler…

Kapanışı Stefo Seyisoğlu’yla yapıyorum.

Rum mudur Ermeni midir bilmem, bana kalırsa sadece insan, gerçek bir insan…

Tüm erdemlere sahip, sırdaş, üstat, yazar, çizer, entelektüel, iyi bir eş ve baba…

Ruhum temizlendi bu seyahatte, detoks oldu tüm bedenime, içinde sevdiğin insanlar varsa, her şehrin bir deniz kenarı vardır...

Ve ırmaklar geçer köylerinden...

En güzel güneş, o şehire doğar...

En sıcak çay, o şehrin sokaklarında içilir...

En meyveli ağaçlar, o şehirde yetişir...

Ve yüreğin, o şehrin caddelerinde atar...

Var olsun anılara anlam katan yürekler...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder