Şampiyonlar Ligi hasretine son vermenin moraliyle Samsunspor deplasmanına çıkan Fenerbahçe, Lyon maçında olduğu gibi erken bir golle skor avantajını eline aldı ve beklenenden daha rahat bir maç geçirerek Beşiktaş derbisi öncesinde haftayı hata yapmadan noktaladı.
Kerem’in sakatlığı sebebiyle Lyon maçına ilk 11’de başlayan ve son derece etkili oyunuyla çok uzun bir aradan sonra takımına ciddi anlamda katkı sağlamayı başaran Oğuz Aydın, Samsunspor deplasmanında da Fenerbahçe’nin en iyi oyuncularından biri oldu. Vedat’a yaptığı asist ve attığı şahane golle iki gole de direkt eden Oğuz’un yaptığı olumlu işler sadece skor katkısıyla sınırlı değildi. Archie Brown ile uyumu, geçiş hücumlarında yaptığı doğru pas tercihleri ve savunma yardımı da bir o kadar kıymetliydi.
5 gün öncesine kadar hemen hemen kimsenin beklentisinin kalmadığı bir oyuncu konumunda olan Oğuz’un üst üste iki maçta gösterdiği bu performans, Fenerbahçe’ye bir anlamda yeni bir oyuncu kazandırmış oldu.
Sezona yüksek perdeden giriş yapamayan Fenerbahçe, Samsunspor deplasmanında gelişim gösterdiğine dair önemli emareler sundu. Sarı-lacivertliler, Kerem, Asensio ve Talisca gibi hücum bölgesi için önemli eksikleri bulunmasına rağmen geride kalan maçlara nazaran topu çok daha iyi paylaştı. Archie’nin, Oğuz’un boşalttığı alanlara yaptığı koşular, Greenwood’un hücum aksiyonlarını etkili bir şekilde organize etmesi ve Muriqi’in takım arkadaşlarıyla sağladığı uyum, takımın rakip kaleye çabuk gitmesinde büyük etken oldu. Fenerbahçe, özellikle sol kenardan bulduğu pozisyonlarda daha iyi tercihler yapabilse henüz ilk yarıdan çok net bir skor avantajı elde edebilirdi.
Son yıllarda ligin en sert deplasmanlarından biri haline gelen Samsun’da Fenerbahçe’nin bu kadar rahat kazanması, ev sahibi takım adına da oldukça düşündürücü. Boş tribünler, enerjisi düşük bir ekip ve Carlo Holse gibi bir oyuncunun yerinin doldurulamamış olması, sakatlıklar ile birleşince Samsunspor adına çok problemli bir maçı meydana getirdi.
Fenerbahçe, Gençlerbirliği ve Lyon karşısında aldığı tatsız sonuçların ardından Konyaspor’u 4 golle geçerek rahat bir nefes aldı.
Gençlerbirliği maçında çok tartışılan rotasyondan vazgeçen İsmail Kartal, mevcut kadroya göre elindeki en iyi ilk 11’i sahaya sürdü. Sezona formsuz başlayan ve İsmail Kartal ile aralarında sorun olduğu öne sürülen Marco Asensio, alıştırdığı performanslarından birini ortaya koydu ve bu performans Fenerbahçe adına maçın anahtarı oldu. İspanyol oyuncu, Fenerbahçe’nin hemen hemen bütün hücum aksiyonlarında önemli rol oynadı. Gününde bir Marco Asensio’nun Süper Lig’de fark yaratamayacağı hiçbir maç yok. İsmail Kartal, kafasında oyuncuya yönelik şüpheleri varsa da bir anca önce bu düşüncelerden kurtulup saha içinde liderlik rolünü Asensio’ya vermeli.
Mason Greenwood’un yükselen formu ve Vedat Muriqi’nin ortaya koyduğu performans da bu maçta Fenerbahçe adına sevindirici olan bir diğer gelişmeler oldu. Greenwood, bir hücum oyuncusunun yapabileceği hemen hemen her şeyi çok yüksek seviyede yapabiliyor. Çalım becerisi, pas ve şut kalitesinin yanı sıra oyun zekası da çok yüksek bir oyuncu. Fenerbahçe’nin henüz 24 yaşında olan böyle büyük bir yeteneğe sahip olması ciddi anlamda bir lüks. Greenwood’un yanı sıra Muriqi’in de süre aldığı diğer maçlara nazaran çok daha etkili olduğunu söylemek lazım. Greenwood’a yaptığı şahane asist ve bağlantı kalitesiyle sarı-lacivertli oyunculara uzun bir süre sonra ‘gerçek bir santrforla’ oynamanın nasıl bir his olduğunu hatırlattı.
İkinci yarının hemen başında farkı 3’e çıkaran Fenerbahçe adına maç 47.dakikada bir anlamda bitti. Çarşamba günü Fransa’da oynanacak Lyon maçı dolayısıyla sarı-lacivertli oyuncular, kalan sürede oyunu rölantide götürmek istedi. Ancak yapılan değişikliklerin de etkisiyle birlikte bu bölümde oyun, rölantiden ziyade iyice Konyaspor’un kontrolüne geçti ve konuk takım ile Ederson arasında oynanan bir maça dönüştü.
Skorun 4-1 olması ve 3 gün sonra oynanacak Lyon maçı düşünüldüğünde bu durum çok büyük bir sorun gibi durmayabilir ancak maçın geneline yayılan bir savunma problemi olduğu da çok açık. Skriniar ve Ake’nin manasız şekilde alanlarını terk etmeleri ligde iki maçtır golle sonuçlanıyor. Fenerbahçe hücum hattında çok fazla sayıda kaliteli ayağa sahip ve bu sebeple gol atma konusunda çok büyük problemler yaşamayabilir ancak takım savunmasında ciddi sorunlar olduğu çok açık. İsmail Kartal’ın bir an önce bu konuya ağırlık vermesi gerekiyor. Gençlerbirliği ve Konyaspor karşısında bu kadar zor durumda kalan bir savunmanın, Lyon karşısında büyük sıkıntılar yaşaması hiç şaşırtıcı olmaz.
Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. Eleme Turu'nda Sturm Graz'ı 2-0'ın rövanşında 1-0'lık skorla geçerek adını Play-Off turuna yazdırdı.
Kadıköy'de gösterdiği performans ve elde ettiği avantajlı skorla birlikte Sturm Graz'ı ilk maçta büyük oranda eleyen sarı-lacivertliler, Gornik Zabrze eşleşmesine nazaran daha zorlu geçmesi beklenen bu turda Avusturya ekibini olduğundan daha kötü gösterdi ve zorlanmadan bir üst tura yükseldi.
Ev sahibi, dezavantajlı skora sahip olması sebebiyle bir an önce gol bulmak ve dolayısıyla risk almak zorundaydı. Nitekim ilk yarıda bu oyun anlayışını da sahaya yansıttılar ve bu devrede 14 şut girişiminde bulundular. Ancak geride verdikleri boşlukları iyi kullanan temsilcimiz, soyunma odasına gitmeden önce daha net fırsatları yakalayan taraftı. Sturm Graz, net pozisyonlar ve gol üretme konusunda sıkıntı yaşadıkça mental olarak gözle görülür bir düşüş göstermeye başladı ve Fenerbahçe özellikle ikinci yarıda oyunu kontrol etme konusunda hemen hemen hiç problem yaşamadı. Talisca'nın penaltıdan attığı gol ise bir anlamda maçı bitiren aksiyon oldu.
Avusturya ekibinin tura olan inancını erken kaybetmesindeki etkenlerden biri de kuşkusuz N'Golo Kante'ydi… 35 yaşındaki oyuncu, sahaya inanılmaz bir ağırlık koydu ve adete sahada en az bir Kante daha varmış hissi verdi rakip takım oyuncularına ve karşılaşmayı seyredenlere. 10 ikili mücadele ve 6 sahipsiz top kazanıp 5 kez top çalarak tam anlamıyla bir resital sunan Fransız oyuncu, Matteo Guendouizi ile kusursuza yakın bir orta saha ikilisi oluşturmuş durumda. Şu anda top seviye takımlar hariç bu kadar elit bir orta saha ikilisine sahip takım yok denecek kadar az. Artık Fenerbahçe camiası, Divan Kurulu'nda bile Kante'nin maaşını konuşmak yerine takıma atlattığı bu seviyenin keyfini çıkarmalı.
Sonuç olarak Fenerbahçe 17 yıldır katılamadığı Şampiyonlar Ligi için geçen sezon olduğu gibi bu yıl da ilk iki engeli geçti ve son aşamaya geldi. Üstelik an itibarıyla geçtiğimiz sezona kıyasla daha hazır bir görüntü vermesinin yanı sıra her ne kadar oldukça ciddi bir rakip ile karşı karşıya gelecek olsa da Benfica'ya kıyasla daha çok tercih etmek isteyeceği bir rakip ile karşılaşacak.
İsmail Kartal'ın ekibi özellikle Sturm Graz eşleşmesinde çok iyi bir görüntü sergilemiş olmasına rağmen Lyon karşısında daha iyi bir performansa ihtiyaç duyacaktır. Hem daha iyi bir kadro ile hem de Şampiyonlar Ligi sahnesine Graz'a göre çok daha aşina bir takım ile mücadele edilecek. Kağıt üstünde Lyon'dan daha kaliteli bir kadroya sahip olan Fenerbahçe, Asensio'nun mevcut form durumu, Talisca ve %100 hazır bir görüntü vermeyen Greenwood ile üçüncü bölgede tempo sorunları yaşayabilir. Dolayısıyla Fenerbahçe'nin Süper Lig'in ilk haftasında ufak çaplı bir rotasyona gidip Lyon karşısında daha enerjik bir hücum hattıyla sahada olması şart. Defansta Skriniar ile Ake'nin; orta sahada Kante ile Guendouzi'nin yakaladığı uyumun skora olumlu yansıması için Fenerbahçe'nin kısa süre içinde hücumda biraz daha mesafe kat etmesi gerekiyor.
Oynanan 4 resmi maçta 3'ü duran toptan olmak üzere yalnızca 5 gol atılması da bu sorunları net bir şekilde işaret ediyor. Vedat Muriqi'in denkleme girmesi ve özellikle Asensio'nun maça daha fazla ağırlığını koyması, zaten daha kaliteli oyunculara sahip olan Fenerbahçe'yi Lyon eşleşmesinde favori konumuna getirir.
Yeni transferlerin play-off turuna yetişip yetişmeyeceği merak edilen Fenerbahçe’de yönetim kurulu üyesi Cihan Kamer Sturm Graz maçının ardından konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Forvet transferinin bir sonraki tura yetişeceğini açıklayan Kamer, "İnşallah Vedat'ın iyileşmesiyle birlikte o dönemde aramıza bir santrforumuz daha katılacak. Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Bunlar da tamamlandığında, santrforsuz alınan bu sonuç bizim için gurur verici. Yarın santrforlarımız da devreye girerse, çok daha farklı sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Forvet transferi de play-off'a yetişecek." ifadelerini kullanarak taraftarlara müjdeyi verdi.
Tam anlamıyla hazır hale gelmek için ise süreye ihtiyaçları olduğunu ifade eden Cihan Kamer, "Greenwood daha 15 gün önce katıldı aramıza. Ake de keza aynı şekilde. Dolayısıyla tam anlamıyla bir takım hâline gelmek, yeni sistemi ve baskılı oyunu oturtmak zaman alıyor. Bütün oyuncularımızın istenilen performansı yakalaması da zaman alıyor. Ama görüyoruz ki biz, Fenerbahçe olarak güzel futbol oynuyoruz. Taraftarımızın arzu ettiği baskılı futbolu sahaya yansıtıyoruz. Önümüzdeki haftalarda daha iyi bir takım izleyeceğiz." dedi.
Fenerbahçe, Kadıköy’de 1-0 mağlup ettiği Gornik Zabrze ile Polonya’da 1-1 berabere kaldı ve Şampiyonlar Ligi için ilk engeli aştı.
Play-off etabı da dahil olmak üzere Fenerbahçe’nin muhtemel rakipleri göz önüne alındığında Şampiyonlar Ligi yolu son yıllara kıyasla daha kolay görünüyor. Dolayısıyla sarı-lacivertliler adına en önemlisi sonuç almaktı nitekim bu da gerçekleşti. Ancak sahadaki performans bir hayli problemliydi.
İsmail Kartal, Marco Asensio ile ilgili yaptığı ilk açıklamasında kullandığı kelimeler ve vücut dili sebebiyle haklı olarak çok eleştirildi ancak şu bir gerçek ki hoca, İspanyol futbolcu hakkında yaptığı tespitte sonuna kadar haklı. Üstelik geçtiğimiz hafta kendisi için %70 hazır demişti. Verdiği yüzdelikte de oldukça iyimser olduğu, bu karşılaşmada net bir şekilde ortadaydı.
Asensio’nun ideal temposundan bir hayli uzak olduğu maçta sağ kenarda İrfan Can, en uçta da Talisca’nın yer alması, takımın hücumda son derece durağan bir hale bürünmesine yol açtı. Buna rağmen ilk yarının son anlarında savunma arkasına çok iyi koşu atan Kerem, topu ağlara gönderebilse bir anlamda maç bitmiş olacaktı ancak hem bu fırsatın kaçması hem de kısa süre sonra Zabrze’nin skoru dengeye getirmesi ikinci yarıyı daha stresli bir maça çevirdi.
Devre arasında yapılan değişiklikler oyunu tutma açısından olumlu sonuç verse de ev sahibi takım, taraftarlarının da büyük desteğini arkasına alarak zaman zaman Fenerbahçe’ye oldukça zor anlar yaşattı.
Evet, Fenerbahçe sahadan istediğini alan taraf oldu ve kuşkusuz en önemlisi de buydu. Ancak hem iç sahada hem de bu maçta oynanan futbol, çok çok yetersizdi. Gornik Zabrze yerine biraz daha kaliteli bir takım ile eşleşişmiş olsa sarı-lacivertliler belki de tarihinin en iddialı kadrosunu kuracağı bu sezon öncesinde büyük bir yara alabilirdi.
Sturm Graz, Fenerbahçe’ye daha fazla problem çıkarması muhtemel bir takım dolayısıyla 180 dakikada Talisca’nın duran toplardan attığı goller haricinde pozisyon üretmekte büyük sorunlar yaşayan takımın bu bir haftalık süreçte hızlı bir gelişim göstermesi şart.
Sezonun bu bölümünde beklentileri doğru ayarlamak çok önemli. Fenerbahçe, oldukça güçlü bir kadroya sahip ve tam kadro ile sahaya çıktıkça çok daha güçlü bir oyun oynayacaktır. Bu sebeple de Zabrze maçlarından yola çıkıp büyük büyük eleştiriler yapmamın sağlıklı olmadığını düşünüyorum. İsmail Kartal, bu eşleşmede yaşanan sıkıntıları doğru saptadığı ve hangi futbolculara güvenip güvenemeyeceği hakkında doğru çıkarımları yaptığı takdirde Sturm Graz eşleşmesinde daha iyi bir Fenerbahçe izleriz.
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Gornik Zabrze'yi 1-0 mağlup ederek sezonu resmen açtı.
2 yıl aradan sonra Fenerbahçe'ye geri dönen İsmail Kartal'ın takımı beklenildiği üzere, karşılaşma boyunca geride kalan 2 yıldaki futbolun aksine maça hükmeden ve topu hızlı bir şekilde geri kazanarak atak sürekliliği oluşturmayı hedefleyen bir ekip kimliğinde olacaklarını hissettirdi.
Maçın henüz 21 Temmuz'da oynandığını ve karşılaşmanın ilk 11'inde yer alan oyuncuların yarısından fazlasının yeni sezonda birinci tercih olmayacak isimler olduğunu göz önüne alırsak hiç fena olmayan bir başlangıç yapıldığı söylenebilir. Kamp döneminde yapılan ağır idmanlar, transfer süreci uzayan veya Dünya Kupası sebebiyle takıma geç katılan birçok önemli oyuncunun olduğu bir ortamda, bu performanstan daha fazlasını talep etmek gerçekçi bir beklenti olmayacaktı. Maçın tek olumsuz yanı, Fenerbahçe'nin daha farklı bir skor elde etmek için yeterince şans bulmasına rağmen maçı tek golle tamamlamış olmasıydı. Gornik Zabrze, sarı-lacivertlilere kıyasla oldukça zayıf bir takım olsa da Polonya deplasmanına en azından 2 farklı bir skor avantajıyla gitmek elbette çok daha iyi olurdu.
Fenerbahçe, karşılaşmayı %79'luk bir topa sahip oranıyla tamamladı, karşılaşmanın bazı bölümlerinde %80'i dahi geçti ancak 1.53 gol beklentisi üretebildi. Dolayısıyla ilk maç özelinde Fenerbahçe'nin topa hükmetmesine rağmen onu çok verimli bir şekilde kullandığını söylemek zor. Bununla birlikte pres kalitesi ve topu geri kazanma süresinin ise sezonun ilk resmi maçı olmasına rağmen gayet başarılı olduğunu da söylemek lazım. İsmail Kartal ve ekibi, kadrosu tam anlamıyla hazır hale geldikten sonra oyun gücü ve pozisyona girme sıklığı oldukça yüksek, seyretmesi de keyifli bir takım ortaya çıkaracaktır.
Marsilya Sportif Direktörü Gregory Lorenzi, Fenerbahçe’nin 39 milyon Euro karşılığında kadrosuna kattığı Mason Greenwood’un Fransız ekibinden ayrılış sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Greenwood’un Fenerbahçe’ye transferinin ekonomik olarak kulübü tatmin etmediği yönendeki eleştirileri yanıtlayan Lorenzi, oyuncunun transfer piyasasındaki durumunun dışarıdan göründüğü kadar güçlü olmadığını belirtti. Marsilya’nın 80-100 milyon Euro seviyelerinde bir gelir beklemesinin gerçekçi olmadığını dile getiren Fransız futbol adamı, Greenwood için kulübün kapısını çalan çok sayıda takım bulunmadığını ifade etti.
Ayrılık kararının yalnızca Marsilya yönetimine ait olmadığını belirten Lorenzi İngiliz oyuncunun da takımdan bir an önce ayrılmak istediğini söyledi. Tarafların bu nedenle ortak bir çözüm bulabilmek için görüşmelere başladığını ifade etti.
Bekledikleri sayıda kulübün Greewood için kendilerini teklif yapmadığını söyleyen Lorenzi, “Kulüpler Mason Greenwood’u transfer etmek için kapımızı çalmadı. Birkaç takımın devreye gireceğini düşünüyorduk ancak ne yazık ki böyle olmadı. Sonuçta kulüp istediği noktaya ulaştı.” dedi.
Santrfor transferi için çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe, Watkins, Guirassy, Vlahovic gibi isimlerin ardından Romelu Lukaku’yu gündemine aldı.
İtalyan basınında yer alan haberlere göre; geçtiğimiz günlerde Mallorca’dan Vedat Muriqi’i kadrosuna katan Fenerbahçe Belçikalı golcü için harekete geçti. Sarı-lacivertlilerin, Napoli’nin kapısını çalacağı belirtilen haberde, İtalyan ekibinin, sözleşmesinde son yılına giren Lukaku için 10 milyon Euro talep ettiği ifade edildi. Ancak senede 8 milyon Euro kazanan ve kulüp yönetimiyle arasının açık olduğu bilinen deneyimli forvetin bu rakamın daha altına satılabileceği de vurgulandı.
